Eksik Olan Hep Daha Çok Yer Kaplar

Hayatta en çok ne yoruyor biliyor musunuz?
Bazen sahip olduklarımız değil, eksik kalanlardır.
Bir cümle tamamlanmamışsa zihnimizde günlerce döner. Bir özür gelmemişse yıllarca içimizde bekler. Bir veda edilmemişse, kapanmayan bir kapı gibi hayatımızın bir köşesinde durur.
İnsan ilginçtir. Fazlalıklara zamanla alışır, hatta onlardan kurtulmanın yolunu bulur. Ama eksiklik… Eksiklik sessizdir. Göze görünmez ama en ağır yük odur. Çünkü boşluk, dolu olan her şeyden daha fazla yer kaplayabilir.
Sevgisiz büyüyen bir çocuk, sevgiyi arayarak ömür tüketebilir. Güveni eksik bir insan, herkesten şüphe duyar. Değeri zamanında verilmemiş biri, bir ömür kendini ispat etmeye çalışır.
Eksik olan sadece bir insan değildir bazen. Bir söz, bir dokunuş, bir teşekkür, bir ‘’yanındayım’’. cümlesidir. Küçük görünen bu eksikler, insanın içinde kocaman odalara dönüşür.
Belki de bu yüzden ilişkiler, dostluklar ve aile bağları büyük jestlerle değil; küçük ama tamamlayan ayrıntılarla ayakta kalır. Çünkü insanı yoran fazlalıklar değil; tamamlanmamış hislerdir.
Hayat bize şunu öğretiyor: Her boşluk bir gün dolmayabilir. Ama o boşluğu büyütmek ya da onunla yaşamayı öğrenmek bizim seçimimizdir.
Unutmayın…
Bazen eksik olan, fazladan çok daha fazla yer kaplar. Ve insanı en çok, içinde taşıdığı boşluk yorar.