Emek Var, Karşılık Nerede?

“Benim sadık yârim kara topraktır…”
Bu topraklarda emek çoğu zaman görünmez.
Alın teri dökülür ama sesi çıkmaz.
Herkes bilir ki bir şeyler birilerinin emeğiyle ayakta durur…
Ama o “birileri” çoğu zaman hatırlanmaz.
**
Bugün 1 Mayıs.
Adı büyük: Emek ve Dayanışma Günü.
Ama insanın içinde başka bir soru dolaşıyor:
Emek gerçekten değer mi görüyor, yoksa sadece devam mı ediyor?
Çünkü insan sadece çalışarak yorulmaz.
Karşılık bulamadığında yorulur.
Bir süre sonra zihin kendini korumaya alır.
Beklentiyi düşürür, hayali küçültür, sesi kısar.
Ve böyle böyle bir şey değişir:
İnsan çalışmaya devam eder ama içten içe çekilir.
En sessiz kırılma da budur.
Dayanışma dediğimiz şey aslında tam burada başlar.
Çünkü dayanışma, sadece aynı günü kutlamak değil,
birbirinin yükünü gerçekten hissedebilmektir.
Ama yük paylaşılmadığında, herkes kendi sınırına çekilir.
Ve toplum yavaş yavaş yalnızlaşır.
**
Bugün belki kutlama günü.
Ama asıl mesele hâlâ orada duruyor:
İnsan emeğinin karşılığını bulamadığında ne yapar?
Devam eder.
Ama aynı insan olarak değil.
Ve belki de en zor soru şu:
Bir toplum çalışmaya devam ederken,
içten içe vazgeçmeye başlamış olabilir mi?