Kastamonu havaalanı açılışında, orada bulunan vatandaşlara, ‘çevrenizde tencere tava çalanları yargıya şikayet edin’ demesi ile halkı karşı karşıya getirmek için atılan bir adımdır. Geçen günlerde yazımda dile getirdiğim, Gaziantep olayları ve Gaziantep’den Yozgat’a sürgün olayını yeniden aklıma getirdi. Çünkü 1954’de Gaziantep’te yaşanan olaylar sonrası da aynı yöntem uygulanmıştı. O gün iktidar olan, DP’lilerin ‘işte bunlar, CHP’li olaylarda bunlarda vardı’ sözü ile kimin ismi verilmiş, kim işaret edilmişse hepside tutuklanmış ve yapılan yargılamalar Yozgat’a kadar sürüp oradaki yargı kararı ile Gaziantep’e gitmeleri yasaklanıp sürgün yaşamışlardı. Şu anda da aynısını Erdoğan yapmak istiyor. Yani iktidarı protesto edip ,tencere tava çalanlar diyerek yargıya taşımak için, ülkede tansiyonu yükseltirken amacının ne olduğunu bir türlü anlaşılmıyor. Niyeti halkı bir birine kırdırmak mı? Buna benzer demeçlerle, ne yapmak istiyor. Bir başbakana yakışmayan tutum ve sonrasını hesap edemeyecek kadar katı tavır sonrası ülkenin hali ne olacak?Bu gün ülkenin içinde bulunduğu durum pek parlak değil. Şu Ramazan ayında dahi, yapılanlar ile iç, dış sorunları körüklemek ve diğer taraftan, ülkenin parçalanması için, faaliyet gösterenlere karşı sessiz kalıp her istediklerine boyun eğmekle ülkede barış olmayacağını anlamış değiller. Buna en basit olarak,PKK’nın Suriye kolu olan, PYD’nin eş başkanı Salih Müslim ile PKK sorumlusu Cemil Bayık’ın tehditlerine göz atmak yeterli, başkada söyleyecek bir söz kalmıyor. Ülkeyi yıkmak isteyene el pençe, özgürlük hak ve ülke gidişatına duyarlık gösterenlere terörist muamelesi ile ülke yönetilmez.