Eski Sevgilinin Arkadaşlarına Sızması ve Tehdit Dili

İnsanın ilişkiden ayrıldıktan sonra beklediği tek şey vardır: huzurlu bir mesafe. Herkes kendi yoluna gider, herkes kendi yarasını sarar, herkes kendi hayatının kapısını kapatır.

Ama bazılarında böyle bir olgunluk yoktur; kapı kapanınca pencere ararlar, pencere kapanınca bacadan sızmaya çalışırlar.
Eski sevgiliniz arkadaşlarınızı ekliyorsa…
Üstelik mesajlaşıyor, bütün bunların üzerine size tehdit mesajı atıyorsa…
Bir durun!
Bu tablo sizi değil, karşı tarafın karakterini anlatır.
Ayrılık medeni bir iştir. Herkes kendi çevresine döner, kendi sayfasını açar.
Ama biri sizin arkadaşlarınıza yazıyorsa bu ‘’hala kontrol sende değil bende olsun’’ çabasıdır.
Bu davranış, kaybetmenin kabullenilememesinin sessiz çırpınışıdır.
Bir insanın elinde gerçeklik, olgunluk ve doğruluk varsa tehdit etmez.
Tehdit ediyorsa korkuyordur; korkuyorsa zayıftır; zayıfsa haksızdır.
Kimse sizin ahlaki sınırlarınızı, arkadaşlık hassasiyetinizi sorgulayamaz. ‘’Hayatıma karışma’’ vs gibi tehdit edenler en çok müdahale eden, en fazla haddi aşanlardır.
Bir kıskançlık değil; değer verdiğiniz ilişkilerin sınırını çizme meselesidir. Bir insanın hayatınızdan çıkması gereken tek an vardır. Size karşı saygısını kaybettiği an.
Kaldı ki bir eski sevgili, sizin arkadaşlarınıza yöneliyorsa, oradaki niyet masum değildir.
Sevgi değil, merak değil…
Kontrol arzusudur. Güç gösterisidir. Zayıf bir egonun sığınağıdır.
Biz sadece sınırlarınızı korudunuz.
Siz sadece ‘’benim arkadaşlarımla flörtleşme, yazma, ekleme’’ dediniz.
Bu gayet doğal, gayet insani, gayet yerinde bir duruştur.
Saygısızlığın adı ‘’hak ‘’ olamaz.
Müdahalenin adı ‘’sevgi’’ olamaz.
Kontrolün adı ‘’ilişki’’ olamaz.
Bir insan sizi kaybettikten sonra hala çevrenize sızmaya çalışıyorsa kaybettiğini geç anlayanlardandır. Ve tehdit mesajı atıyorsa saygıyı çoktan kaybetmişlerdendir.
Siz kendinizi suçlu hissetmeyin.
Suç sizde değil, sınırın ne olduğunu bilmeyenlerde.