Gaziantep Haber

Evden sofraya uzanan başarı hikâyesi

Gaziantep’te evde başladığı yemek üretimini işletmeye çevirerek Millet Bahçesi’ndeki işletmesinde yöresel ev yemekleri sunuyor.

Gaziantep'te 45 yaşındaki Seda Bayram, evde başladığı yemek yapma serüvenini kendi işletmesine dönüştürdü.

3 çocuğunun eğitimine destek oluyor

Gaziantep'te Millet Bahçesi içerisinde hizmet veren işletmesinde yöresel ev yemekleri hazırlayan Seda Bayram, hem ailesine destek oluyor hem de müşterilerine anne eli değmiş lezzetler sunuyor. Yaklaşık 6 yıldır yemek sektörünün içinde olduğunu belirten Seda Bayram, işe ilk olarak evde pasta ve börek yaparak başladığını söyledi.

Sosyal medya üzerinden sipariş almaya başladığını anlatan Bayram, zamanla toplu yemek organizasyonları yaptığını ifade etti. Üç çocuk annesi olduğunu belirten Bayram, yaptığı iş sayesinde hem çocuklarının eğitimine katkı sağladığını hem de sevdiği işi yaptığını söyledi. İşini severek yaptığını ifade eden Bayram, müşterilerden aldığı olumlu dönüşlerin kendisini mutlu ettiğini dile getirdi. Hayalinin kendi restoranını açmak olduğunu söyleyen Bayram, "Evde başladım. Pasta ve börek yapmayı çok seviyordum. Daha sonra siparişler arttı. Okullara, taziyelere ve nişan organizasyonlarına yemek hazırladım. Şimdi ise eşimle birlikte Millet Bahçesi'nde kendi işletmemizi açtık" dedi.

"Her şey evde başladı"

Mesleğe nasıl başladığını anlatan Bayram, "Her şey evde başladı. Pasta ve börek yapmaya karşı büyük bir ilgim vardı. Öncelikle evde yapıp çevreme ikram ediyordum. Daha sonra dışarıdan sipariş almaya başladım. Sosyal medya üzerinden satış yaptım, ardından toplu yemek siparişleri almaya başladım. Ev yemeklerimi beğenenler sayesinde okullara, taziyelere ve nişan organizasyonlarına yemek hazırladım. En büyük hayalim bir restoran açmaktı ve bugün eşimle birlikte bu hayalimi gerçekleştirdik. Burada karı-koca dayanışmasıyla çalışıyoruz. Yemeklerin hepsini kendim yapıyorum. Ayrıca aşçılık belgelerim de mevcut. Hem ev ekonomisine katkı sağlamak hem de çok sevdiğim bir işi yapmak için başladım. Çocuklarımın eğitimi için aile bütçesine destek olmak istedim. Zamanla işler büyüdü, talepler arttı. 30-50 kişilik yemek siparişleri almaya başladım. Bir dönem evimin mutfağını adeta işletmeye çevirmiştim" dedi.

"Ben her zaman kendime güvendim"

Mesleğini severek yaptığını söyleyen Bayram, "Çok şükür işlerimiz iyi gidiyor. Her geçen gün daha da gelişiyoruz. Gaziantep bir gastronomi şehri ama insanlar hala anne eli değmiş ev yemeklerini arıyor. Özellikle yuvarlama ve sütlacımız çok ilgi görüyor. Ben yemekleri profesyonel bir aşçı gibi değil, bir annenin sevgisiyle hazırlıyorum. Üç çocuğum var. Büyük kızım Ankara'da üniversite okuyor, bir çocuğum üniversite sınavına hazırlanıyor, en küçük oğlum ise 10 yaşında. Evden çalıştığım dönemlerde de çocuklarımın eğitimine destek oldum. Eşimle birlikte zor günleri dayanışmayla atlattık. Özellikle sosyal medya üzerinden Gaziantep gibi bir yerde satış yapmanın zor olduğunu söyleyenler vardı. Ama ben her zaman kendime güvendim. Şimdi ise işlerimizin iyi noktaya geldiğini görmek beni mutlu ediyor. Çevremdekiler bana 'Atom Karınca' diyor. Çünkü hiç durmadan çalışıyorum. Bu işin mutfak kısmı gerçekten çok emek istiyor. Hazırlık, malzeme tedariği, çalışanlarla ilgilenmek kolay değil. Ama yaptığım işi severek yaptığım için bütün yorgunluğumu unutuyorum. Müşterilerimizin memnun ayrılması benim için maddiyattan daha değerli. Bir kişinin ‘Çok güzel olmuş, elinize sağlık' demesi tüm yorgunluğumu alıyor. Temizlik benim için çok önemli. Tüm süreci birebir kendim takip ediyorum. Malzemelerimizi özenle seçiyoruz. Et tedariğimizi de güvendiğimiz aile çevremizden sağlıyoruz. Ev yapımı salça, kaliteli baharatlar ve özellikle zeytinyağı kullanıyoruz. Burada her şeyin birinci sınıf olmasına dikkat ediyoruz. Amacımız, hem Gazianteplilere hem de şehrimize gelen misafirlere gerçekten kaliteli ve samimi ev yemekleri sunabilmek" diye konuştu.