Cuma günü gerçekleştirilen Şehitkamil Meclis toplantısında Müslüm Caymaz'ın dile getirdiği iddialar sonrası, Başkan Fadıloğlu, kamuoyunu aydınlatmak zorunda.
Çünkü Caymaz'ın ortaya attığı iddialar yenilir yutulur cinsten değil.
Meclis toplantısını baştan sona izleyen birisi olarak, gördüğüm kadarıyla Sayın Fadıloğlu bu krizi yönetemedi. Olaylar bu noktaya gelmeyebilirdi. Fadıloğlu Cuma günü de yanlış tavrını sürdürdü. Bana göre meclis oturumunda iki önemli yanlış yaptı.
**
Caymaz'ın ifade ettiği gibi Belediye adına para alındığına dair bir iddia var. Caymaz, bu konuda Fadıloğlu'nun bu konuyla ilgili bir söylemini anlatacaktı. Ama Fadıloğlu "kapalı oturum konuşmalarını açık etmek etik değil" diyerek izin vermedi.
Fadıloğlu'nun oturumdaki ilk hatası buydu. Şimdi herkes 300 bin TL'lik rüşvet ile ilgili grup toplantısında konuşulanı merak ediyor. Fadıloğlu'nun bu konuşmanın açıklanmasını engellemek istemesi ilk soru işareti olarak karşımıza çıkıyor.
1. Fadıloğlu 300 bin TL'lik rüşvet iddiası ile ilgili grup toplantısında ne dedi? Neden açıklanmasını istemedi? Sizce bu devlet sırrı mı?
Belediye adına rüşvet alındığı iddiası parti içi sorun olarak değerlendirilebilir mi?
**
Fadıloğlu, önergenin kabul edildiğini, komisyonun kurulduğunu ancak olay kasıtlı olarak "A" şahsı üzerine gitmeye başlayınca komisyonu iptal ettiğini ifade etti.
Olacak şey mi Sayın Fadıloğlu?
300 bin TL'lik bir rüşvet iddiası var. Eğer 300 bin TL'lik bir rüşvet söz konusu ise, ortadaki rantı tahmin edebiliyor musunuz? Ne kadar kazanmak için 300 bin TL'yi feda edersiniz?
Böyle bir rant iddiasına bir isim karışacak diye araştırmayı iptal etmek... Nerede kamu yararı, nerede kamu vicdanı?
Hepsi parti içi dengelere kurban edilmiş...
**
Meclis oturumunda Fadıloğlu'nun ikinci hatası ise bu açıklaması oldu. Fadıloğlu kafamıza ikinci bir soru işaretini yerleştirdi.
2. Ortada bir rüşvet iddiası varken, "A" şahsının "B" şahsının önemi var mı? Kamuyu zarara uğratma iddiası varken, araştırmayı iptal ettirmenin bir açıklaması olabilir mi?
Kamuyu ilgilendiren bir iddia varken, dengeleri korumak adına bile olsa araştırmayı engellemek, o koltuğun görevi olmamalı sayın Başkan. Komisyonu iptal etmeniz şimdi hem Sayın Uzer'i, hem sayın Meclis Üyeleri'ni töhmet altında bırakmıştır.
Uzer, Hakimiyet Gazetesi'ne verdiği röportajda sürece etki etmesinin söz konusu olamayacağını dile getirmiş. Siz, komisyonun iptalinde dışarıdan baskının söz konusu olmadığınıbelirtiyorsunuz.
Yani, karar size ait.
Ucu kime dokunursa dokunsun, bu iddiaların ortaya çıkarılmasını sağlamak başkanlık bir tarafa bir vatandaşlık görevi değil mi sayın Başkan?
**
Uzer, iddialarla ilgili "Savcılık takipsizlik kararı verdi" diyor.
Ama kafalardaki soru işaretleri için kamuoyu, savcılık kararı değil, Fadıloğlu'ndan samimi ve net bir açıklama bekliyor.