Düşün
Eski çağlarda yaşayan bir filozof, daima gerçekleri söylediği için kralı kızdırmıştı. Kral filozofa ölüm cezası verdi ve ölmeden önce filozofun zekasıyla alay etmek için, ona şöyle dedi:
Ölmeden önce son bir cümle söylemene izin vereceğim. Bu söylediğin cümle doğru çıkarsa başın kesilecek; yalan çıkarsa asılacaksın. Filozof, derhal bir cümle söyledi ve her iki ölümden de kurtuldu:
– “Beni asarak öldüreceksiniz” dedi filozof.
Şimdi, onu asmaya götürseler, filozof doğruyu söylemiş oluyordu ki o zaman asılması değil, başının kesilmesi lazımdı. Yok, eğer başını kesmeye götürseler, o zaman yalan söylemiş oluyordu ki asılması gerekti. Böylece, onu ne asabildiler, ne de başını kesebildiler!
/////
H
Her Şey Sende Gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız htiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü htiğin kadar güçlü.
Kendini güzel htiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
Her Şey Sende Gizli
Can Yücel
/////
Gülümse
Sirk
Genç İtalyan delikanlısı askere gitmektense her türlü işi yapmaya razıydı.Günün birinde fakir bir sirkin sahibine yanaşarak iş istedi.
Sirk sahibi bunun üzerine ona enteresan bir teklifte bulundu.Gorilim geçenlerde ihtiyarlıktan öldü dedi.Onun postunu giyip bir de kafesine girdin mi, askerlik şubesi seni katiyen bulamaz...
Delikanlı kabul etti.Bir on beş gün işler yolunda gitti.Gelgelelim, on altıncı gün, vahşi hayvanlar, temizlenecek olan kafeslerinden çıkarılınca, goril de kendini aslan kafesinde hapsedilmiş buldu.Ve dehşet içinde, İmdat İmdat! diye haykırmaya başladı.
Aslanlardan biri bunun üzerine, Sus sersem! diye homurdandı. Hepimizin foyasını meydana çıkaracaksın!
/////
Kulağına küpe olsun
Her gün yeni bir başlangıçtır.
Elbette insanın şansa da ihtiyacı var.
Ama önce gerekeni yapmalı ki, şans kapıyı çaldığında insan hazır bulunsun!’
- Ernest Hemingway