GECENİN YÜKÜ

 

1

Gecenin yükü ağırdır, kaldırmak güçtür.

Sinsice çöken karanlık ve onun esaretindeki sessizlik,

boğar durur seni.

Ömrüne en acınmayan günler,

canına en acımayanlar,

askeri bir disiplin ile “uygun adım marş” komutunu almış gibi

bir-bir gösteri yaparlar gözlerinin içine.

-

Bir de yalnızsan eğer,

ne zaman nerde katledildiysen,

hışmına uğradığın insanlar;

Hışım mağduru yüreğini kanatır da kanatır…

Yapacak bir şey yoktur, olan olmuştur.

Açamazsın kimseye derdini,

Sarılırsın kalem ve kağıda,

Anlatırsın kendini

Başkasına değil hani, yine kendine…

**

2

Hayallerimi, hedeflerimi, 
inançlarım için bıçakla kestiysem ortadan
Yılmadıysam ne baskılarından ne de senden

-
İnancımın gücü
Ayağıma toz eder seni.

-

Gözlerimi şafaklardan esirgemediysem uykuları haram edip
Yüreğimi bıçak sırtlarından alı koymadıysam
Sözlerim karanlık dünyana kurşun gibi işlediyse eğer

-
Saldırışların boşunadır
Attığım her adım ya kafana ya gözüne değer

**

3

Bıkmam ben
Usanmam yorulmam
Bilirim
Sonunda boynundan öpmek var 
Beline sarıldığımda titreyişini hissetmek var

Gözlerini öperken, yaşını içmek var
Elim omzundayken başını döşümde tutmak var
Okşarken saçlarını alnından öpmek var
Sımsıkı sarılıp soluksuz kalmak var

-
Beklerim ben
Usanmam 
Yorulmam
Gönlüme yakın bedenime uzak günlerimi

**

4

Hani, ben artık şarkı dinlemek değil, 
Şarkı söylemek istiyorum diyor ya Nazım.
Şiir düzmek değil, şiiri düzmek istiyorum diyor Can baba
Ben bilmiyorum ne yapacağımı gözüm,
Düşünüp seni şarkılarda mı kaybolayım
Gözlerinin hayaliyle şiirlerde mi boğulayım

-
Yoksa
Yokluğunla yanıp, ateşlerde köz mü olayım

**

5

Gece ve gökyüzündeki yıldız sağanağı
Ve o sağanağa tutulan bir ay, Ve o aya tutulan bir kadın
ve o kadına tutulan bir adam

**
6

Adam şimdi güneşin ayı ve yıldızı tokatlamasını bekler
Kadınına sarılmak için...