Esnafın kara kaplı defterinden, açıklamalar,gerçeklerle yerinde verilen vaatler yansımıyor. Sözde var.
Ama gerçekleşen bir şey yok. Esnaf diyorlar ama esnafı bilmiyorlar. Esnaf nedir önce onu öğrenmeliler. Esnaf, verdiği emek karşılığı aldığı ücretle geçinen kişidir.
Sermayesi emektir bunu yaparken de, çoğunlukla, Elektrik gücü ile emeğin birleşmesinden doğan, kazançla geçinen, kiralar, faturalar, vergiler, odalar, muhasebecilerin kaderine terk edilmiş , kazandığının içinden ekmek parasını zor kurtaran kesime , küçük esnaf sanatkar denir.
İşte yıllardan beri esnaf derler ama kendi kaderine terk ederler. Sözde esnafa kredi sözü, gel gelelim esnafa yansımaz işletmeciler alır. İyileştirme derler. Esnafa uğramaz. Devlet sözde esnafa destek amaçlı kurulan, Halk bankası, direk esnafa destek kredisi vermez. Aracı kuruluşlar esnaf kefalet kooperatifleri adı altında, beş alacağı yerde eline üç buçuk geçer. Oda çarçur olur işe yaramaz.
Borçlanır ödemede güçlük çeker. Çünkü gün kazanır, gün yer. Onu da kiralar faturalar götürür. Sağlık primini yatıramaz doktora gidemez. Maliyeye borçlu, saklanacak delik arar. Odalar birliği odalar ve belediyeler esnafın sırtında kamburdur. Kullandığı her malzemeye günlük zam gelir.
Ama kendisi beş kuruş fazla söylese müşteri gelmez. İşi müşteri ile dönen esnaf bu sefer. Acımasız bankaların kapısına dayanır. Aldığı bireysel veya tüketici kredisini aracı koyarak alır.
Ancak işler bir tersine gider. Niye mi? Bir hükümet yada global kriz olur. On lira borcu yüz lira olur. Bu sefer başlar. Eşten dosttan borç edip banka borcunu yatırmak için bocalar, birazını yatırır birazı kalır. Ödeyemez ve icralık olur. Derken haciz veya banka sözleşmeyi bir varlık kuruluşuna satar. Bu seferde o varlık kuruluşu beş bini yirmi beş bin olarak istemeye başlar. Ancak ne kadarda ödemek istese hiç bir yerden işi dönmez. Çünkü kara listeye alınmış esnafa hiç bir yerden kredi destek olmaz vermezler.
İşte küçük esnaf sanatkârın kaderi kara kaplı defterde yazılı bekler. Taki birileri çıkıp umut dağıtıncaya kadar ama çaldığı kapılar yine suratına kapanır. Kırmızı kalem yemiş kara listedesin diye. Çünkü devlete borçlu, odalara borçlu, Maliye , bağ kura borçlu. Doktor yok, ilaç yok, emekli olacak bankalar kredi vermez. Peki ne yapacak bu esnaf diyen biri çıkar mı acaba meydana, bekler seçim zamanını bol keseden savururlar ama, o kara listedeki binlerce esnafıma yansımaz verilen sözler.
Gelin bir kerede gerçekleri görün gerçeklerle yüzleşin. Binlerce umut bekleyen, esnafımız için bir yasayla kara listelerden çıkarın. Varlık kuruluşları bankalar, Odalar, birlikleri, maliye, belediye, bağkur. Mülkiyet sahipleri fatura ağaları kurumların vicdanına terk etmeyin. Bu ülkenin bel kemiği küçük esnaf sanatkarları, mağduriyetten kurtarın. Belki de çoğunun da emeklisi geçmiş para bulup borcunu yatırıp emekli dahi olamıyor.