Bazı insanlar vardır; varlığıyla hafifletir, soluğuyla ferahlatır, sözleriyle dinginleştirir. Onlarla yol yürümek kolaydır, çünkü adımları adımlarınıza denk gelir. İyi gelirler, iyi hissettirirler, yanınızda olduklarında ruhunuzun yükü azalır.
Bir de diğerleri vardır…
Her adımda biraz daha yoran, biraz daha tüketen, sizi taşıyan biriymişsiniz gibi davranan.
Siz çabalarken o rahatça arkanıza yaslanır; siz uğraşırken o keyif sürer; siz taşırken o hiç fark etmez bile. Oysa siz ne kadar güçlü olursanız olun, herkesin omuzlarının bir taşıma kapasitesi vardır.
İnsan bazen kendine şu soruyu sormalı: ‘’Ben yolda mıyım, yoksa birini sırtımda mı taşıyorum?’’
Eğer bir ilişkide denge yoksa emek karşılıklı değilse, siz yıpranırken diğeri konfor alanında kalmaya devam ediyorsa, orada yol arkadaşlığı yoktur. O bir yol değildir; sizin sırtınızda sürüklediğiniz bir yükten ibarettir.
Ve an acı olan ne biliyor musunuz?
Siz sırtınızda taşırken, o taşındığını bile bilmez. Çünkü konforun farkına varan, genelde o konforu sağlayan değildir.
Hayat kimle iyi hissediyorsanız onunla devam edilecek kadar kısa; sizi aşağı çeken yükleri taşımayacak kadar değerlidir. Yanında huzur bulduğunuz insanlarla yürüyün. Sizi yoranlara ise teşekkür edin ve yükünüzü hafifleterek yolunuza bakın.
Yol arkadaşlığı karşılıklıdır. Yük taşıyıcılığı değil.