HAKTAN KORKUP HAKSIZLIKTAN KORKMAYANLAR (2)

Bir haktan, bir de haksız olmaktan korkun diyor

Ahmet Hamdi Tanpınar

Haktan korkar gibi yapıp haksızlıktan korkmuyoruz

 

UNİCEF

Suriye halkının mağduriyetinden sonra, bölge insanlarına yardım hizmetlerini artırdı.

Bazı derneklere verdiği desteklerle, canlılık getirip tüm kitlelere ulaşılmasına öncülük ediyor.

 

Gaziantep’te de UNİCEF ile çalışan 5 tane daha yardım kuruluşu var.

Bu 5 kuruluş koordineli bir şekilde çalışıp, her kurum farklı bir yardım ile insanlara ulaşıyor.

Yani yapılan yardımlarda pişti olunmasının önüne geçiliyor bir şekilde.

Tabi gönderilen tırların bir kısmına IŞID el koysa bile yine de insanlara ulaşılıyor.

Geçtiğimiz günlerde IŞID tarafından atılan bomba her ne hikmetse bu tırların 5 metre önüne düşmüştü.

Tabi anlatmak istediğim bu değil.

**

Konu şu:

Bu kuruluşlardan biri, bir gıda yardım paketi hazırlanma işini ihaleye verir.

İhaleyi bir Gaziantep firması satın alır.

Paketlerin içinde sütten bisküviye kadar her şey vardır.

Firmanın müdürü hafif kurnaz olduğundan, hepsi aranılan kriterlerde, bir kalemi  başka olsa ne olur zihniyetiyle, sadece ve sadece bisküviyi değişik marka koyar.

Şeytan bu içine girmiştir.

Sadece 1 kalem bisküvideki maliyet farkı 1 milyon liradır. Firma Müdürü bu parayı anında cebe indirir.

Gel görelim, ihaleyi veren firma hasbelkader paketin bir tanesini açınca, bisküvinin değişik marka olduğunu fark eder. Ve dananın kuyruğu kopar.

Firmayı mahkemeye verir. Aradaki fark alınır ve 100 bin lira civarında ceza verilir. Müdür halen ortalıkta yok.

Aynı olaya biz rastlasak:

“Hiç mahkemeye bulaşmayalım, şuradan bizi de gör gidelim” derdik.

Zihniyetimiz budur.

Elin gavuru aynısını yapacak değil ya.

**

Bu elin gavuru;

Kendi firmasına aldığı ve kendi firmasının aracına şoförlük eden kişiyi çağırır ve beni eve bırak der.

Sonra aklına saat gelir ve saatine bakar.

Ooo vakit geçmiştir. Saat 16.50’yi göstermektedir.

Şoförüne döner ve vazgeçtiğini, kendisini eve bırakıp dönmesinin 17.30’u bulacağını ve şoförünün hakkına tecavüz edeceğini izah ederek, “ben taksi ile giderim, sen evine git” der.

Şoför şaşırır, olmaz bırakırım falan.

Adam kesinlikle kabul etmez. Hakka tecavüz  suçu işleyeceğini düşünür ve reddeder.

Elin gavuru ne de olsa, başka ne bekleyeceğiz.

**

Bu elin gavur firması yine bir ihale açar,

İhaleyi yine bir Gaziantep firması alır.

Ürünler bu gavurlara teslim edilirken,

Teslimatı yapmaya gelenlerin şoförü ile, bizim gavur firmanın şoförü arkadaş çıkar.

Sarılıp konuşurlar, hal hatır vesselam.

Tabi şoför başına geleceklerden habersizdir. Epeydir görmediği arkadaşına sarılmaya nasıl bir bedel ödeyeceğini bilmez.

Sonrasını onun ağzından dinleyelim:

“Epeydir görmediğim bir arkadaşımdı, ürünleri teslim etmeye geldiğinde, gördüğüme hem şaşırdım hem de çok sevindim. Sarılıp kucaklaştık, sohbet ettik.

Ben nereden bilecektim, 5 kişinin beni sorguya tabii tutacağını.

-Nereden tanıyorsun?

-Kaç yıldır tanıyorsun?

-İhaleyi takip etmelerini sen mi söyledin?

-Bunu niye yaptın?

Gibisinden onlarca soru?

Gaziantepli olduğumu, burudakilerin çoğunu tanıdığımı ve hatta firmaya alınış sebebimin bile bu olduğunu anlatana kadar akla-karayı seçtim, bir arkadaşıma selam vermek beni işimden edecekti”

Elin gavuru bu, ihaleye fesat karıştırır mı. Yandaşcılık yaptırır mı.

**

Bizde böyle değil tabii.

17 Aralık aklanmaları bize çok gerçeği kanıtladı maalesef.

**

Yazımı değerli kardeşim Türkmen Kızı’nın bir şiiriyle noktalayayım:

 

Bir bedenin etrafında dönenler varken
Bir ömür arayanlara selam olsun
Bir yatak yorgan sırtlanmış olanlar varken
Bir ocak olup yanmaya hazırlara selam olsun
Bir kuruşların,liraların kulluğuna koşanlar varken
Bir hırka bir çorba bir de hasır diyenlere selam olsun
Bir bacağı havada aşktan bahsedenlerken varken
Bir dünya uzakta da olsa sevdası tek olanlara selam olsun
Bir kelime içinde bin yalan saklayanlar varken
Bir kelam edip bin gönülü ısıtanlara selam olsun
Bir başına bu dünyayı ben fethederim diyenler varken
Bir yuva bir de hayırlı evlat isteyenlere selam olsun
Dünyanın zevkine ruhlarını satıp duranlar varken
Bu dünya yalan deyip,özünü sağlam tutanlara selam olsun ...