Değişen hiçbir şey yok. Aynı fasit dairenin içinde dönüp duruyorsunuz yıllardan beri.
Bıktık usandık gına geldik, yeter!
CHP’nin seçim bildirgesinde yer alan eğitim sisteminin “1+8+4”şekilinde düzenleneceğini yorumlayan AK partili yetkililerin yorumları, insanlara ister istemez “siz hala orada mısınız?” dedirtiyor!
Ülkeyi bu günkü karmaşa ortamına sokan, ayrıştıkça ayrıştıran halen inadım inat diyerek direndiğiniz “dindar nesil” yetiştirme idealiniz değil mi?
Denediniz…
İstediğiniz kadar imam hatipli yetiştirdiniz, istediğiniz kadar imam hatip liseleri açtınız…
Artık bırakın insanları, kendi kafalarına, kendi inançlarına ve düşüncelerine göre; kendi hür düşünceleriyle haşir-neşir olsunlar. Dileyen dilediğini dilediği şekilde yapsın.
Yeter ki, yapılanlar kanunlarımıza mugayir hareketler olmasın.
Bırakın ana-babalar çocuklarını, torunlarını kendi ananelerine, inançlarına, dünya görüşlerine göre yetiştirsinler. Sizin istediğiniz şekilde yetişen gençler ister istemez bir süre sonra aile örf, adet ve geleneklerine ters düşen gençler olarak aile içinde kaynaşmaya çalışıyor, ama olmuyor!
Neden?
Çünkü: Sizin seçme özgürlüğünü elinden alarak sadece düşünce tarzınıza göre yetiştirdiğiniz gençler, hayata atıldıklarında aile yapısıyla apayrı dünyaların insanlar olarak bir araya geliyorlar ve de kaynaşmaya çalışıyorlar ama ne yazık ki bu da, mümkün olmuyor. Gıptayla, imrenle bakılan nice aileler şu anda dahi fitne fesat girdabında heba olup gidiyor.
Aile fertleri bir birlerine hasım oluyor, yabancılaşıyor.
Artık bırakın gençlerimiz etki altında kalmadan kendi hür iradeleriyle hayatlarını yaşasınlar, yaşam arenasında kendi gönüllerince yaşam rotalarını çizsinler.
Ne diyor Sayın AKP’li bakan:
CHP’nin getireceği sistem: “16 yaşını doldurmadan hiçbir veli evladını Kuran kurslarına gönderemeyeceği anlamına geliyor. Bu 28 Şubat’ı canlandıracağız demektir. 28 Şubatçıların yaptıkları doğrudur, AK Parti geldi, bu doğruları yok etti, ben yeniden 28 Şubat’ı hortlatıp, hayata geçireceğim demektir.” (28 Şubatlar, şunlar bunlar dünde, çok gerilerde kaldı be sayın bakan!)
Ülke gerçeğine dönersek…
Şu anda ahali ne 28 Şubat’ların özleminde ne de bir başka din istismarcılığının…
Ahali geçim derdinde…
İki yakamı nasıl bir araya getiririm derdinde…
Siz halen dünde kalan dünle uğraşıyor dünü siz hortlatmaya çalışıyorsunuz!
Mübarek Ramazan münasebetiyle bol kepçe ianelerin yardımların yağdığı; sınır tanımadığı şu mübarek günlerde; ahalinin düşüşünün nedenleri insancıl anlamda, gerçek anlamada irdeleseniz; göreceksiniz ki; binlerin yığıldığı bu yardım yapılan mekânlara isteyerek gelmedikleri ezilerek, utanarak geldikleri meydana çıkar. Ama sizin umurunuzda mı? Aç olmayan, muhtaç olmayan hiçbir insan gururlarını ayaklar altına alarak böyle aşağılayıcı kuyruklarda gözükmek istemez…
Ama ne yazık ki el baştan yüce geliyor!
Mübarek Ramazan ayının sonuna gelmiş bulunuyoruz. Cenabı hak ülkemize dirlik düzen içinde nice Ramazanlar icra etmeyi nasıp eylesin inşallah
Kendi adıma ve gazetem adına cümle inananların mübarek Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.
Bayram ertesi buluşmak umuduyla….