Hayat Hala Seni Bir Köşede Bekliyor

Hayat bazen üstüne üstüne gelir ya hani…

İnsan, kendi omuzlarının taşıyamayacağı kadar yükün altına sıkıştığını sanır. Kalbin daralır, nefesin sığlaşır, günler kabuk bağlar.
O anlarda kırılmak kolaydır; vazgeçmekse neredeyse davetkâr.
Ama işte tam o noktada, içimizde sessiz çalışan bir gerçek vardır: Hayat henüz bitmedi.
Yıkılacak çok şey var sanırsın ama aslında yaşanacak çok düş, birikecek çok anı, yoluna çıkacak beklenmedik güzellikler vardır.
Kapitalizm dediğin şey, insanı hep ‘’hemen’’, ‘’daha çok’’, ‘’daha hızlı’’ ya zorlar.
Koşturur, yıpratır, nefesini çalar. Ama o da her şeyi bulamaz. Bazı manzaralar onun bile gücünü aşar. Deniz gören bir bank mesela… Göğsünü serinleten bir söğüt gölgesi… Bir cümlenin altını çizerken kalbinde oluşan o minik tebessüm…
Bunlara sahip olamaz kapitalizm. Bunları pazarlayamaz. Çünkü bunlar insanın en ilkel ama en değerli zenginlikleridir.
Ve sen yorulduğunu düşündüğün anlarda bile bil ki: Hayat seni hala çağırıyor.
Belki yeni bir şarkı, belki tesadüfi bir karşılaşma, belki bir şairin kaleminden dökülen tek bir satır…
Hepsi yeniden başlatabilir insanı. Hepsi ‘’yaşamak’’ fiiline yeniden anlam katabilir.
O yüzden vazgeçme.
Çünkü henüz görmediğin rüzgârlar var.
Henüz oturmadığın banklar, henüz okumadığın cümleler, henüz seni gülümsetme sırası gelmemiş insanlar var.
Hayat bazen bizi yorar ama asla boşuna yormaz.
Her düşüş bir durak, her durak bir manzara, her manzara bir hatırlatmadır:
‘’Yıkılma. Yoluna devam et.’’