Kiralar uçmuş, market fiyatları her hafta değişmiş, ulaşım, faturalar, gıda, çocuk masrağı derken eline geçen para, ayın ortasını bile bulmadan tükeniyor. Böyle bir tabloda, ek iş yapmadan geçinmek, ne yazık ki çoğu kişi için neredeyse bir hayale dönüşmüş durumda. Bugün sokaktaki gerçek şu: Gündüz fabrikada çalışan işçi akşam paketçilik yapıyor.
Gençler iş çıkışı taksi uygulamalarına yöneliyor. Çünkü tek bir maaş, artık tek bir hayatı karşılamıyor. Ek iş yapmak, ileriye yatırım değil; sadece günü kurtarma çabası hâline geldi. Ailenin masası eksik kalmasın, çocuk okuldan eli boş dönmesin, fatura gecikmesin diye verilen bir mücadele bu. Her şeyin üstüne bir de sürekli artan hayat pahalılığı eklenince, insanlar sadece ek iş değil, birden fazla iş yapmak zorunda bırakılıyor.
Bu gidişat, bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Asgari ücret, bir çalışanın değil, bir hanenin değil, tek bir bireyin bile temel yaşam maliyetini karşılamaktan uzak. Bir ülkede çalışan insanlar alın terinin karşılığında onurlu bir yaşam süremiyorsa, orada sorun sadece bireylerde değil, sistemin kendisindedir. Ek iş, insanların tercihi değil; zorunluluğu hâline geliyorsa, o toplumun ekonomik yapısı alarm veriyor demektir.
Herkesin aynı kaygıyı paylaştığı bir dönemde, yapılması gereken bellidir: Geçim derdini bir yazgı hâline getiren bu düzenin yerine, emeği gerçekten değerli kılan bir ekonomik akıl inşa etmek. Çünkü bir insanın hayatı, iki iş arasında sıkışmış bir koşuşturmadan çok daha fazlasını hak ediyor. Aynı zamanda yeni yıl yaklaşırken asgari ücretlinin tek bir beklentisi var: Nefes aldıracak bir zam.
Market raflarındaki fiyatlar her geçen gün yükselirken, mutfak masrafı ile kira yükü arasına sıkışan milyonlarca insan, ocak ayında gelecek artışın hayatlarına biraz olsun rahatlık getirmesini umut ediyor. Asgari ücretli için yeni yıl, artık bir kutlama değil; “Acaba maaşım ne kadar olacak ve bu kez geçinebilecek miyim?” sorusunun cevabını beklediği bir döneme dönüşmüş durumda. Çünkü bugün sadece umut değil, gerçek anlamda yaşam mücadelesi yeni ücret düzenlemesine bağlı.
Günümüzde geçim şartları öylesine zorlaştı ki, tek bir gelir çoğu aile için yeterli olmuyor. Artan kira, elektrik, gıda ve eğitim masrafları, özellikle asgari ücretle çalışanlar için ek iş yapmayı adeta zorunlu kılıyor. Ek iş, sadece gelir artırmakla kalmıyor, aynı zamanda aile bütçesinde nefes aldıran bir güvence görevi görüyor. Çoğu kişi artık hafta sonları veya akşam saatlerinde ek işlerle hayatını idame ettiriyor.
Ek iş yapmak, çoğu zaman zorunluluk olsa da kişiye farklı beceriler kazanma ve deneyim biriktirme fırsatı da sunuyor. Ancak yoğun çalışma temposu, yorgunluk ve özel hayata ayrılan zamanın azalması gibi zorlukları da beraberinde getiriyor. Yine de birçok kişi için ek iş, yaşam standartlarını korumanın ve geleceğe dair birikim yapmanın tek yolu haline gelmiş durumda. Özellikle genç çalışanlar ve aile babaları, ek gelirle hem borçlarını ödeyebiliyor hem de çocuklarının eğitim masraflarını karşılayabiliyor.