Bazıları vardır, iyi niyetinizi zayıflık sanır. Sessizliğinizi kabulleniş, anlayışınızı çaresizlik zanneder. Siz özenle yaklaşırken onlar hoyratlıkla geçip gider hayatınızdan. Sonra sorarsınız kendinize: ‘’Ben ne yaptım ki?’’ Oysa bazen hiçbir şey yapmamışsınızdır; sadece karşınızdaki insanın karakteri o kadardır.
Kendi gibi biriyle karşılaştığında ise hayat ona bir ayna tutar. Aynı umursamazlık, aynı bencillik, aynı hoyratlık…
Ne yaşattıysa onu yaşar. Neyi görmezden geldiyse onunla sınanır. İşte o zaman anlar, sizin suskunluğunuzun ardındaki asaleti; sizin inceliğinizin değerini.
Bu adalet değil intikam değildir; hayatın doğal dengesi, insanın kendi eylemleriyle yüzleşmesidir. Çünkü kimse yaptığı iyilikten zararlı çıkmaz; fakat kötülüğün dönüşü gecikmez.
Ben beddua etmem. Ama bilirim ki hayat, herkesi bir gün kendisiyle tanıştırır.
Ve o gün geldiğinde, kim ne ektiyse tam da onu biçer.