Hayatın Sessiz Öğrettikleri

Korkmak gerekir bazen: büyük laf etmekten, büyük sevmekten ve sevdiklerimizle imtihan edilmekten.
Unutmak gerekir bazen: sonu olmayanları, bizi yıpratanları ve kapımızı asla çalmayacakları.
Hatırlamak gerekir bazen: güzel anıları, ruhumuza iyi gelmiş insanları ve bizi unutmayanları.
Anlamak gerekir bazen: susulanları, yaşananları, sebepleri ve sonuçları. Ve bırakmak gerekir bazen: acıyı zamana, hâlini anlayana ve insanı da layığına.
Beklemek gerekir bazen: aceleyle tükettiğimiz umutların yeniden filizlenmesini, doğru insanın doğru vakitte gelmesini ve kalbin yorulmadan atacağı günleri.
Susmak gerekir bazen: her sözü hak etmeyene, her tartışmayı kazanmak isteyene ve sessizliğin bile cevap olduğu zamanlara.
Konuşmak gerekir bazen: içimize attığımız kırgınlıkları, sevgimizi ertelemeden ve helalliği yarına bırakmadan. Çünkü bazı cümleler tam zamanında söylenmediğinde, ömür boyu içimizde yankılanır.
Affetmek gerekir bazen: başkalarını değilse bile kendimizi. Yanlışlarımızı, eksiklerimizi ve elimizden geleni yaptığımız hâlde değiştiremediklerimizi.
Kabullenmek gerekir bazen: her duanın dilediğimiz gibi kabul olmayacağını, her vedanın bir son değil bazen yeni bir başlangıç olduğunu ve her kaybın bize başka bir kazancı öğreteceğini.
Şükretmek gerekir bazen: sahip olamadıklarımıza değil, elimizde kalmayı başaranlara. Bir dostun samimiyetine, bir annenin duasına, bir babanın emeğine ve gönlümüze huzur veren küçücük mutluluklara.
Güvenmek gerekir bazen: her şeye değil, zamana. Çünkü zaman; maskeleri düşüren, niyetleri ortaya çıkaran, sabredenle vazgeçeni ayıran en adil hakemdir.
Vazgeçmek gerekir bazen: haklı çıkma çabasından, herkesi memnun etme telaşından ve kıymet bilmeyen insanlar uğruna kendinden eksilmekten.
İnanmak gerekir bazen: gecenin ne kadar uzun olursa olsun sabahın mutlaka geleceğine, kırılan kalbin yeniden sevebileceğine ve iyi niyetin bir gün mutlaka karşılığını bulacağına.
Ve yaşamak gerekir her şeye rağmen; kırılarak ama dağılmadan, yorularak ama umudu kaybetmeden, eksilerek ama insanlığından vazgeçmeden. Çünkü hayat, en çok da düştüğü yerden doğrulabilenleri hatırlar. Geriye ise ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız kalır.