HER YÖNÜYLE SONLARI YAŞAMAK

Gaziantepspor’un Cumartesi akşamı Bursaspor karşısında oynadığı kısacık bir doksan dakikada ne kadar da çok son yaşadık bir bilseniz.

Örneğin; Sergen YALÇIN’ın son maçı, İbrahim KIZIL ve kardeşlerinin son maçı, şimdi isimlerini yazmak doğru değil ama birkaç tane futbolcunun da son maçını oynadıklarını gördük.

Sayın Sergen YALÇIN’ın takımın başına geldiği ilk dört maçta fırtına gibi esip 4 te 4 yaptı.

Ancak, nasıl olduysa birden bire Gaziantep’in AKP’li milletvekillerinin Gaziantepspor sevdalarının depreşmesi bu takımın kötü gidişatının fitilinin ateşlenmesine sebep oldu.

Hiç görülmemiş bir şekilde acemice “iki maç sonra ben yok’um” açıklaması yapan Sergen hocanın durup dururken neden böyle bir açıklama yaptığına bir türlü anlam veremedik. Bir değerlendirme ve açıklama yapmasını beklerken hiçbir açıklama yapmadan Bursa maçının hemen ardından uçağa atladığı gibi İstanbul’un yolu tuttu.

Şimdi biz de soruyoruz;

Sayın Sergen YALÇIN’ın görevde kalmamasını aniden Gaziantespor sevdası depreşenler mi istemedi?    

12 Ocak tarihinde yapılacak olağanüstü kongreden sonra göreve gelmesini umut ettiğimiz yeni yönetimi nasıl belirlenecek?

Yönetimde hangi isimler yer alacak?

İkinci yarının başlamasına 14 gün kala yapılacak kongreden sonra bu takıma  hangi hocayı getirebileceksiniz, gelen hoca bu sürede takımı nasıl hazırlayacak?

İyice ayyuka çıkmış olan ekonomik sorunları gelen yönetim nasıl finanse edecek?

Hani başta da dedik ya, Cumartesi akşamı sonları yaşadık diye. Acaba bu maçla birlikte Gaziantepspor’un da mı sonunu yaşamaya başladık?

Her şeyiyle muamma, her yeriyle soru işareti. Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.

İlgililer ve yetkililer kapalı kapılar ardından çıkıp bir an önce bir açıklama yapsınlar.  Gaziantepspor’a gönül vermiş insanları bilgilendirmek en asil görevleri.

Öyle yuvarlak cümlelerle değil net cümlelerle yapılmalı bu açıklamalar. Kimse merak etmesin, “şöyle yapacağız böyle yapacağız” lara hepimizin karnı tok çünkü.