Birine göre sessizsin, diğerine göre taşkın.
Birine göre mesafeli, diğerine göre samimi.
Hepsi doğru çünkü hiçbirimiz her yerde, herkesin yanında aynı insan değiliz.
İnsanın karakteri sabit bir taş değil; kiminle olduğu, nasıl hissettiği ve ne kadar güvende hissettiğiyle şekillenen bir ruh halidir.
Maskeler Değil, Enerjiler Değiştirir
Bazen birinin yanında çocuk gibi gülersin, çünkü yargılanmayacağını bilirsin.
Bir başkasının yanında sessizleşirsin, çünkü sözlerinin tartılacağını hissedersin.
Bu rol yapmak değildir; bu ruhun kendi enerjisiniz koruma refleksidir.
Kimseye aynı şekilde davranmak zorunda değilsin; herkes senin farklı bir yanını ortaya çıkarır. Tıpkı suyun farklı kaplarda farklı biçim alması gibi.
Ruh Aynaları
İnsanların seni nasıl tanımladığı, onların seni değil, kendi algılarını yansıtır aslında.
Kimi senin derinliğini anlamadan ‘’soğuk’’ der, kimi o derinliğin içinde kaybolur. Kimi enerjine dokunamaz, kimi orada kalmak ister. İnsan, başkasını hep kendi aynasından görür; senin yansıman o aynanın temizliği kadardır.
Asıl Soru: Sen Kimin Yanında Gerçekten Sensin?
Biraz düşün: Kimle konuşurken iç sesin susuyor?
Kimle birlikteyken zamanın farkına varmıyorsun?
Kim yanında olduğunda ‘’oynamadan’’ var olabiliyorsun?
İşte orası senin öz halinin yankılandığı yer.
Gerçek dostluklar, gerçek aşklar ve gerçek bağlar da orada doğuyor zaten.
Herkes seni farklı tanır, ama sen herkese aynı değilsin. Kendini en çok hangi kalpte kaygısızca ifade edebiliyorsan, orada buluyorsun gerçek ‘’seni’’i.
O yüzden mesele ‘’herkesin seni anlaması’’ değil. Birinin seni ‘’sen olduğun halinle’’ sevmesi.