İçi Dolu Olan Yarışmaz

Ceviz kabuğu serttir ama içi değerlidir. Hayat da öyledir derler.
Ama bugün baktığımda, kabuğu kalın, sesi yüksek; içi boş bir dünya görüyorum.
Bu kadar kavga neden?
Bu kadar gürültü neyin telaşı?
Bu kadar hırs, neyi kurtarıyor?
İnsanlar birbirini incitmekte bu kadar mahirken, kendilerini doldurmakta neden bu kadar beceriksiz? Herkes bir şeyleri kazanma derdinde ama kimse ne kaybettiğini konuşmuyor. Vicdan sessiz, merhamet yorgun, anlam ise çoktan evi terk etmiş gibi.
Sahte olan her şey bağırıyor bu dünyada. Gerçek olan ise fısıldıyor.
Gerçek sevgi gösterişsiz.
Gerçek başarı sessiz.
Gerçek huzur kimseyle yarışmıyor.
Ama biz, içi boş alkışların peşinde, dolu bir kalbi feda ediyoruz. Küçük menfaatler uğruna büyük değerleri uzun vadeli insanlığımızdan vazgeçiyoruz.
Belki de sorun dünyanın kötülüğü değil; boşluğu erdem sanmamız.
Çünkü içi dolu olan insan bağırmaz.
Kavga etmez.
Hırsa tutunmaz.
Ceviz içini doldurmayan bir dünyada bu kadar gürültü normal.
Anormal olan, hala bunun anlamlı bir şey olduğunu sanmamız.