İnsan ilerlemeyince geriliyor

Değerli Okurlar, yazılarıma iki haftalık bir mola vermiştim, tekrar buradayım! Aslına bakarsanız mola versem de yazmaya devam ediyorum :) Yazmak benim için bir nevi ibadet haline geldi. İçimdekiler zarifçe kalemimden kağıda akıveriyor. Bu bana huzur veriyor. Nitekim bugünkü yazımı da mola esnasında yazıverdim, duramadım.

İnsan ilerlemeyince geriliyor demişim. Pek doğru bir tespit.

Nitekim doğanın kanunu bu. Belki de insana en acımasız gelen kanun.

İnsan kendisine konfor alanı yaratınca istiyor ki orada sonsuza kadar kalsın. Her şey değişsin ama kendi değişmesin. Ancak yaşamın “geçiş” dönemleri, kişinin onayını almadan bir sonraki aşamaya geçmeye, değişime davet ediyor.

Burada bahsettiğim değişim, doğanın tetiklediği değişim. Evlenmek, boşanmak, iş değiştirmek gibi bireyin seçimiyle tetiklenen değişimlerden bahsetmiyorum.

Örneğin;

Ergenlik döneminin bireyi çocukluktan yetişkinliğe davet etmesi.

Çocukların evden ayrılmasıyla ebeveynlerin tekrar ebeveynlik dışındaki kimliklerine davet edilmesi, veya

Aktif çalışmadan emekliliğe geçiş dönemi, yani topluma pasif katkı dönemine geçmek.

Doğa kanunu tetiklenen bu geçişler bireyin onayını almadan geldiği için bu geçişleri neşeyle ve kolaylıkla yapabilmenin yolunu bulmak, yaşamsal esenliği sağlamak adına kritik önemde. Davetsizce gelen geçiş dönemleri her ne kadar zorlayıcı ve sevimsiz gibi görünseler de, bu geçişler eski dönemden kalan alışkanlıklarınızı bırakıp yeni dönemde size ve çevrenizdekilere hizmet edecek yeni alışkanlıklar edinmeniz için bulunmaz bir fırsat sunuyor.

Ergenlik dönemini ele alalım. Bu dönem, çocukluktan çıkan bireyleri oldukça zorlayan bir dönem. Hormonlar coşuyor, algı açılıyor (zaman zaman bulanıyor), duygular olur olmaz her yerde baş gösteriyor. Çocuklarınızın bu dönemi rahatlıkla yönetebilmeleri için onlara edindirebileceğiniz en değerli alışkanlık, yaşamlarında olan bitenin sorumluluğunu üstlenmelerini sağlamak. Üstlenebilecekleri en önemli sorumluluk, öz bakımlarını yapmak ve geleceklerini şekillendirecek olan önceliklerini iyi belirlemek olmalı, dersler ve akademik gelişim gibi. Örneğin çocuğunuz sporcu diyelim. Antrenman programını ders programıyla uyuşturmalı, her iki aktiviteyi ajandasında kendisi planlayabilmeli, antrenmandan sonra kirli çamaşırlarını yıkayıp kurutup ertesi günkü antrenmana hazırlayabilmeli. Çocuğun bunu yapabilmesi için ebeveynin her daim çocuğun arkasını toplama alışkanlığından vazgeçmesi gerekiyor.

Genç yaşlarda yaşanılan geçiş dönemleri daha rahat yönetiliyor. Birey gençken değişime bakışı daha esnek ve istekli oluyor.

Daha zor olan geçiş emekliliğe/yaşlılığa geçiş kanımca.

Emeklilik ve yaşlılığa geçiş çetrefilli. Geçmişte bırakılan yılların verdiği bilmişlik hali ve gelecekte yaşanabilecek yıl sayısının azaldığı bilinciyle zihin pek çok oyun oynamaya başlıyor. Birey, pasif bir yaşama geçtiği ve bolca boş vakti olduğu için birçok acaba ile başlayan sorular üretmeye başlıyor. Eğer bu soruları yeterli cevaplar ile beslemez ise zihin bu cevapsızlıktan oluşan boşlukları olur olmaz birçok varsayımla dolduruyor. Bir de emekliliğe finansal açıdan hazırlık yapılmadıysa bu geçiş iyice sıkıntılı bir hal alıyor.

Yaşamda bu ve benzeri geçiş dönemlerini neşeyle ve kolaylıkla karşılayabilmek için sürekli hazırlık yapmak ve değişim vakti geldiğinde ilerlemek için gönüllü şekilde adım atmak gerekiyor. İlerlemeyip olduğu yerde kalmayı seçince aslen geriliyor insan, çünkü yaşamdaki geri kalan her şey ilerliyor. 

Yaşamın geçiş dönemlerini ilerleme sağlamak için açılan birer fırsat olarak görüp bu dönemleri iyi yönetebilmek için aşağıdaki yöntemleri uygulamayı seçebilirsiniz. Bu yöntemlere eklemeniz varsa lütfen yorumlarda paylaşın, hepimiz faydalanalım.

1. Çocukluktan yetişkinliğe geçen çocuklarınızı, yetişkinliğe geçişlerinde kendi sorumluluklarını almaya davet edin ve bunda ısrarcı olun. İngilizce’de “responsibility” kelimesinin Türkçe’deki karşılığı sorumluluk. 

Responsibility = Response ability

Yani etrafında olan bitenlere yanıt verebilme kabiliyeti. Ergenlik dönemi, bireyin yanıt verebilme kabiliyetini zihnen ve bedenen hızla geliştirebileceği en kıvrak dönem. Bu dönemde bu kabiliyeti geliştiren bireylerin yaşamda sırtı yere gelmiyor.

2. Çocukları evden ayrılan ebeveynlere önerim, takvimlerinde oluşan boş zamanlarını topluma fayda yaratabilecekleri aktivitelerle doldurmaları. Bunu yapmadıkları vakit kendilerini değersiz ve yararsız hissetmeye başlıyorlar. Bu da ne ailelerine ne de ilerideki yaşlılık dönemlerine hizmet ediyor. Bu dönem, eğer birey isterse, ikinci bir meslek edinebileceği veya halihazırdaki mesleğinde yıldız gibi parlayabileceği bir dönem.

3. Emekliliğe ve yaşlılık dönemine geçenler için ilk ve en birincil önerim finansal durumlarını bu döneme varana kadar çözmüş olmaları. Bu dönemde yaşamın tadını çıkartabilmeleri için finansal özgürlüklerini edinmiş olmaları şart. Çocukları uzaktaysa onları ziyaret etmek için çocuklarından uçak bileti beklemek yerine kendi biletlerini alıp gidebilmeli, haftada üç gün spor salonuna gitmek istiyorlarsa kimseden beklemeden diledikleri salona gidip üye olabilmeli, vücutlarının kendilerini rahatlıkla taşıyabilmesi için sağlıklarının optimal seviyede olması gerekiyor. Kısacası emeklilik ve yaşlılık döneminde bireyin, yaşamının 5N 1 K’sının kontrolü kendi elinde olmalı.

Ne istiyorsa
Ne zaman istiyorsa
Nerede istiyorsa
Neden istiyorsa
Nasıl istiyorsa, ve
Kiminle istiyorsa yapabilmeli.

Yaşamdaki esenlik, geçiş dönemlerini iyi yönetebilmekten geçiyor.

“Hayat, başka bir boyuta geçiş için bir hazırlık olmalıdır.”  Terence McKenna

Sevgiyle,