Masa başlarından kalkıp, sokaklarda esnafın halini, fabrika önlerinde işsiz kalmış işçinin sesine kulak verin.
Şu an bu ilde, işçi ve esnaftan rezil kesim yok. Neredeyse, bir yıldan bu yana, ildeki bazı belirsizlikler ve piyasaya yansıyan adı konmamış bir ekonomik krizin, halkı bitirme noktasına geldiğini görüyoruz.
Özellikle ülkeyi yönetenler ve yerel yönetimlerin, zamanında gereken önlemleri almamalarından kaynaklanan, tutumlarından dolayı kent tam bir batağa batmış durumda.
Esnaf kesimi ,son üç yıl içinde girdiği dar boğazdan kurtulmak için çaba sarf ederken, geçmişte dar günler için,yastık altı dedikleri bir iki bin liralık ziynet eşyalarını satarak iki yılını öyle geçirdi.
Son bir yılda ise zarar üzerine zarar, her tarafa borçlu duruma düşerken, altından kalkamayacak. Ekonomik sıkıntıya düştü. Çünkü kiralar faturalar ile işlerin durması ile,şu an cinnet getirmeye başladı.
Belki ilimizde Suriyeli sığınmacılardan kaynaklanan ,bazı nedenler bahane edilse de, aslında iktidarın, küçük esnafı bitirmek istemesinden kaynaklanan en büyük nedenlerden biride, çıkarılan yasalar oldu.
Bakın bu gün, emlak piyasasının durması demek bütün kesimleri etkileyen, bir gelişmedir. Çünkü son çıkan emlak yasasında küçükler yok edilmek istenmiş, büyük arazi yaratma yerine ve arazi babaları yaratılmıştır. Aslında bu konu dört kelimeyle bitmiyor. Ancak bütün kesimleri ilgilendiren bir konudur.
İldeki işçiliğe gelince, her tarafa fabrikalar yapıldı.İşçi bulamıyoruz diye feryat ediyorlardı.Ancak ilin insanı yerine Suriyeli ve yabancı işçi tercih etmelerinden dolayı, işsizliğin patladığı ilimizde fabrikaların bazı üretim noktalarını kapatarak, işçiyi beş parasız kapı önüne koyanlar.
İnsanların içeride alacağı maaşları dahi ödememesi ve çalışan birimlerini de 12 saate çıkarıp üç vardiyadan, iki vardiyaya çekmeleri ile devletten aldıkları, sigortalı işçi çalıştırma adı altında yatan nimetlerden de faydalandılar.
Ancak bununla yetinmeyip, asgari ücretin artmasını bahane ederek, yerine 600 liraya Suriyeli sığınmacılar çalıştırmaları ile işsiz koydukları bu ilin insanları. Tıpkı esnaf gibi onlarda borç batağına düştüler.
Ancak, her nedense ili yönetenler ve yerel yönetimler ile sanayiciler ve kurumların açıklamalarına bakınca açıklamalar ile şu anki ilin durumu gerçekleri yansıtmıyor. Bundan dolayı, işçiye, emekliye yansımayan gelir, bütün yaşantıyı alt üst etmiş durumda. Acilen bu ilde gerekli önlemler alınmazsa sonradan altından kalkılamayacak sorunlarla karşı, karşıya gelinecek. Lafla olmuyor. İnsanların şu anki durumu içler acısı, yetkililerin bir an önce gerekli adımı atmaları gerekiyor.