İYİ İNSAN OLMAK

Sanıldığı gibi hiçte zor bir şey olmasa gerek. Tabii eğer mayasında bozukluk yoksa.

 

***

 

Perşembe günü Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesinden Cuma günü için kardiyolog Dr. Mehmet Küçükosmanoğlun için randevu alındı. Randevu saatimiz sabah 10.30…

Saat 10.00 gibi hastaneye gidiyorum. Polikliniklerin kapılarında randevu aldığım doktorun adını arıyorum.

Yok.

Bir görevliye soruyorum. Görevli, amca bu gün bu doktor poliklinikte olmaz…

Hayda! Mademki bu doktorun bu gün poliklinik günü değil bana neden randevu verildi?

Görevli kız amca belki “anjiyo” da olabilir bir oraya bak.

 

***

 

Anjiyo karşı binadaymış oraya gittim. Biri iki dakika kadar kapıda bekledim. Kapı açıldığında genç bir görevli delikanlıya Mehmet Beyin burada olup olmadığını sordum. Delikanlı “amca şimdi anjiyo ya girdi yarım saat kırk beş dakika beklememiz gerekir derken. Mehmet beyle göz göze geldik.

Hayır mı Nejat Bey diye yanıma geldi.

 

***

 

 Şikâyetimi söyledim hemen bir reçete kâğıdına çalıştığı odadaki yardımcı kızın adını, bir başka reçete kağıdına da NÜKLEER TIP bölümünde çalışan bir kızın adını yazarak; kayıtlarımın yapılmasını ve pazartesiye de randevu verilmesini yazarak beni gönderdi.

 

***

 

Görüldüğü üzere iyi bir insan olmak için pekte yoğrulmaya gerek yokmuş.

 

***

 

Kendini doğurup kazan analara rahmet böyle okutulur…

 

***

 

Tüm karşılık beklemeksizin iyilik yapan iyi insanlardan Allah razı olsun…