İZ BIRAKMAK

Benimle toprağa giden bilginin kime ne faydası var? sorusuna bir ekleme yaparak; "Biliyorsan söyle ibret- ilham alsınlar,bilmiyorsan sus arif-adam sansınlar ". Bilgi paylaşıldıkça çoğalır.İnsan, ardında yalnızca eser bırakmaz; o esere gösterdiği özeni de bırakır.Hayatta en güzel eserler, aceleyle değil; sabırla, özenle ve samimiyetle meydana gelir.Sabırla başlayan işler, özenle tamamlanır; gönülden yapılanlar ise iz bırakır. Bu cümle, yaşantımızda yalnızca bir özdeyiş değil; yaşanarak doğrulanması gereken bir ilke olmalıdır. Sadece "ne oldu?" diye değil, "neden oldu?" diye soruyorsanız,bu, iyi bireylerin ortak özelliğidir. Bir kitap, bir fikir ya da bir tecrübe...Paylaşılmadığında yalnızca bir kişinin hafızasında kalır. Paylaşıldığında ise başkalarının hayatına dokunabilir. Aristoteles'e atfedilen, tam da bunu anlatan çok güzel bir ifade vardır, "Mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır." İnsan bazen bir ömür konuşur da iz bırakmaz; bazen bir doğru cümle söyler, yıllarca hatırlanır. Bilginin gerçek değeri, ne kadar biriktirildiğinde değil; kaç insanın yolunu aydınlattığında ortaya çıkar. Belki yıllar sonra yaşanmışlıktan çıkan, yol aydınlatan bir ders, bir düşüncenizi bir başkasına Siz söyleyeceksiniz. O kişi de bir başkasına aktaracak. İşte o zaman söz, sahibini aşıp, topluma mal olacaktır.
Toplumda bilinen, Mevlana Celaleddin-i Rumi'ye ait, gerçek insanlığın,kalpte ve ahlakta olduğunu ifade eden "Ne insanlar gördüm üstünde elbisesi yok,ne elbiseler gördüm içinde insan yok.."derken,bu ifadeden çıkartılacak anlamın; "Yoksulluğun çıplak bedenlerini de gördüm, vicdansızlığın şık elbiselerini de..." olduğunu,insan olmanın erdemini,toplumsal bir varlık olduğumuzu unutmamalıyız.
İnsanı değerli kılanın, "giydiği değil; taşıdığı yürek olduğu" da bu sözde ifadesini bulmakta, hayatı nasıl görmemiz gerektiğini de anlatan bir düşünce olarak kabul etmeliyiz.
İnsanlar birbirlerini değiştirmeden, birbirlerinden bir şeyler öğrenebilirler. Dostlukların oluşmasının güzel tarafı da budur. İnsan, ardında bıraktığı servetle değil; paylaştığı bilgiyle, gösterdiği nezaketle ve dokunduğu gönüllerle hatırlanır. "Sabır, emeğin; ayrıntı ise kalitenin imzasıdır.
İnsan, hayatı boyunca,doğruları yaparak yaşamı hak etmeye çalıştığında; güzel sözler de, güzel dilekler de kendiliğinden gelecektir.İnançla,bilgi ile doğru bilinen yolda yürümeliyiz. İnsan yorulduğu için değil, yaptığı işin anlamını kaybettiği için vazgeçer.Bir düşünce, başka bir insanda,toplumda karşılık buluyorsa, artık yalnızca onu söyleyenin değildir.Buda yapılana,söylenene anlam kazandırır.Erdemli İnsan, düşüncesiyle yolunu, sözüyle niyetini, davranışlarıyla da gerçek kimliğini gösterir."Ayna, yüzü gösterir; zaman ise karakteri."
İnsan, gerçeği söylemekten korktuğu gün değil; gerçeği duymaktan vazgeçtiği gün kaybetmeye başlar.Gerçeklerin, canımızı yaksa da,birilerinin işine gelmese de savunulması gerekir.Bu,insani vicdan değeridir.
"Vicdan sustuğunda, en yüksek ses çoğu zaman hakikatin değil, çıkarın sesidir." Unutulmamalıdır ki; İnsan, geride bıraktığı iz kadar; söylediği söz kadar yaşar.
İz bırakan insan olmak için çaresiz değilsiniz,ÇARE SİZSİNİZ.

Yük.İnş.Müh./Hukukçu/Siyst.Bilm.ve U.A.İlş.Uzm. M.SAİT KÖSE