KABUL EDİN BİTTİNİZ

 

"Suya kavuşan aşağı çardak köylüleri eşekleri satışa çıkardı"
Yaşım 14-15 falan gazete dağıtıcılığından mürettipliğe terfi edip, kadratlarla, puntolarla, kumpasla, majiskül-miniskül harflerle ve mizanpajla resmi olarak ilk tanışmamdaki ilk dizgiye aldığım haber.
Başlığı okuyunca çok gülmüştüm tabi, su ile eşeğin ne alakası var diye.
Haberi okudum ki çok alakalı imiş. Nerden bileceğim.
Ben musluğu açınca su akıyor tabi.
Bu eşekler çeşmeden ya da pınardan suyu getirip götürmek içinmiş.
O zaman yüzümdeki gülümseme, derin bir hüzne soktu tabi beni.
Haberde ilginç başka bir husus daha vardı.
Eşeklerin kaçakçılar tarafından alındığı. Tabi sebep yazmıyor haberde, kaçakçıların neden bu eşekleri aldığına dair bir bilgi yok. Meraklıyım. Çocukluk yada toylukta var tabii ki. Babam ve Hüseyin Toprak ağabeyime sordum neden alıyor bunları kaçakçılar diye.
Cevap çok net geldi : "mayın taraması için"
Bir kere daha merak bastı.
Eşek ne bilecek mayın taraması yapmasını dedim.
Meğer öyle değilmiş.
Eşeği salacaklarmış önden, sağ salim giderse, peşinden kaçakçılar geçecekmiş hududu.
*

Kaçakçılıkla uğraşanlar iyi bilir; önceden mayın eşekleri olurdu.

Kaçakçı sınırı geçmek için önce bu eşeği önden gönderirdi. Eşeğin gittiği yolları takip ederdi.

Baktı ki eşek tek parça geçmiş diğer tarafa aynı yolu takip edip kendisi de giderdi.

Baktı ki eşeğin ayakları bir yana uçmuş, kafası bedeni başka yerde, A deyip İ yi diyememiş, kesinlikle o yolu takip etmezdi.

Eşek değil sonuçta.

Hemen başka bir eşek yollardı, başka yoldan tabii…

*

Bol miktarda yeşillik-arpa-saman var, e eşek de çok.

Bir eşek gitti, gitsin. yerini dolduracak çok eşek mevcut.

*

Bizi kullananlar değil de, kullanılmışlıklarımız aklıma gelince,
Sırtımızdan nasıl mevki makam sahibi olduklarını,
nasıl zenginleştiklerini,
nasıl itibar sahibi olduklarını, ve hala aynı yolda ilerlediklerini görünce
ve de insanlarımızın hala bilinçsizce ota samana yeşilliğe kanıp,

bu kaçakçı olduğunu belli etmeyen zat-ı muhteremlerin ardından nasıl fütursuzca gittiğini görünce;
"mayın eşekleri"ni hatırladım birden ...

 

*****X*****

Sabah, öğle, akşam başka,

Gece olunca başka-başka olaylar, her olaya başka aktörler.

Ne zaman nerde hangi haberi yada olayı takip edeceğimizi şaşırdık kaldık.

Algı mekanizmamız çok değişti.

Deyim yerinde ise, “algı manyağı” olduk.

*

Sabah duyduğumuz öğleyin,

Öğleyin duyduğumuz akşam,

Akşam duyduğumuz sabah olmadan aklımızdan uçup gidiyor.

*

Kurcalanmadık yer kalmadı, denenmedik değer kalmadı oynanmayan.

*

Osmanlı olmadan tutun da, ahlaki değerlerimizden, sosyal yaşantımıza kadar…

Ordumuzdan, anayasamıza kadar, her şeyle oynadılar.

Maksat gündemde kalmak, maksat sürekli kendilerini konuşturmak.

*

Bugün bakan çıktı bir laf attı, yarın bir yazar soytarılık yaptı.

Ertesi gün bir oyuncu şaklabanlık yaptı, sonraki gün bir şarkıcı.

*

Gündemimizi belirlediler, ne ortaya koydularsa onu konuştuk.

 

*

Fakat artık öyle değil, istedikleri gibi olmayacak.

Son kozlarını da oynadılar.

Biri çıktı, Allah’ın elçisidir dedi peygamber etti.

Kimse yemedi bu dümeni.

Herkes ancak bu kadar olur dedi.

Kendi seçmenleri yandaşları bile fark etti samimiyetsizliklerini, çıkarcılıklarını.

Kullanıldıklarını anladı.

*

Cumartesi günkü konuşmasında anladık bunu, gönüllü katılım sıfır.

Koca dünya lideri gelmiş, insanlar zorla götürülüyor.

Sanki bir günaha daha girmek istemiyorlar.

Biz gördük, herkes gördü, dünya lideri kendisi de gördü.

*

Diyecek tek bir şey var artık:

KABUL EDİN BİTTİNİZ !..