KAMÇI

Kamçı bu at kamçısı değil. Yiğidin borç kamçısı, hani derler ya; borç yiğidin kamçısıdır. Ancak, son on yılda borç yiğidin kamçılığından çıktı.

Her tarafa borçlu, boynuna yağlı urgan oldu. Hani giden gün bakan bey açıklıyordu, borç yiğidin kamçısı ama ;siz yine de borçlanmayın.

İşte buna cevap veren sanayici iş adamlarının cevabı, bırak borcu donumuza kadar ipotekliyiz.

Hayırdır sanayici arkadaş. Dert yanma sırası size geldi mi?

Halbuki bu gün dar gelirli vatandaş, borçta bulamıyor.

Her yönden hacizli ve icralık. Evi arabası hacizle satılmaya başlandı.

Hal böyle olunca, üstüne üstelik gelen zamlarla ekmeğini de kaybediyor.

Yarın belki de, alacaklılar ve icra memurları ile avukatlar.

Ellerinde kamçılarla kapılara dayanacaklar.

Borcunu ödeyemeyeni kamçılamak için.

Artısı da var. Tahsilatçılar. Onlar kamçıyı da aşmışlar.

Gayri resmi tahsilat yapmak için, varlık finans kuruluşları tarafından kiralanmışlar.

İşte vatandaşın hali içler acısı, buna sanayici iş adamları da eklenirse, bakalım tanrının kamçısı kimin sırtında kimin başında patlayacak?

Ama yine de olan dar gelirliye olur. Çünkü onların ödeyecek satacak hiç bir şeyi yok.

Diker tarafta ise sermayeden değil kardan zarar etikleri için, donu düşünmeye başlayanlar.

Zaten don ayaktan giderse de , kamçının biri iner bini kalkar.

Allah daha kötüsünü göstermesin.

Ancak vatandaşın borcu böyle, ya devletin borcu ne olacak?