Katlandım Değil, Çoğaldım

Bazı kelimeler vardır, yanlış anlaşılır.
‘’Katlandım’’ mesela…
Sanki susmuşsun gibi, sineye çekmişsin gibi, kendinden vazgeçmişsin gibi durur.
Oysa kim söyledi sabretmenin hep kayıp olduğunu?
Ben katlandım.
Ama eksilerek değil.
Katlanarak çoğaldım.
Bir insanın sabretmesi, illa ki boyun eğmesi değildir.
Bazen sabır, en büyük direniştir.
Sessiz ama köklü.
Görünmez ama derin.
Herkes gitmeyi bilir.
Herkes vazgeçmeyi öğrenmiştir artık.
Modern zamanın en hızlı refleksi bu çünkü: ‘’Olmadıysa bırak.’’
Ama kalmak…
Anlamaya çalışmak…
Emek vermek…
İşte asıl çoğalma orada başlar.
Yanlış yerde katlanmak insanı yorar, evet.
Ama doğru insana, doğru hisse, doğru bağa katlanmak… Seni büyütür.
Çünkü bazı insanlar vardır; sen onlara katlandıkça, seni azaltmazlar. Aksine seni genişletirler. İçinde yeni odalar açarlar. Bilmediğin bir sabrı, tanımadığın bir sevgiyi öğretirler.
İşte bu yüzden…
Hayatına öyle insanlara girsin ki, ‘’katlandım’’ dediğinde bu bir yük gibi değil, bir çoğalma hali gibi duyulsun.
Çünkü gerçek sevgi, seni tüketmez. Seni katlar.
Ve doğru insanla yaşanan hiçbir sabır, boşa gitmez.