DONDURMACI-HELVACILAR
Helvacılar iki türlü tahin helvası yaparlardı. Şeker ve üzümden. Üzümün suyu tamamen alınır ve şeker yerine üzüm suyu kullanılırdı. Şekerle yapılan tahin helvasının fiyatı, üzümle yapılan ve rengi sarıya çalan tahin helvasından daha pahalı idi.
Yazın üzüm suyundan şerbet yapılır, çok kimse sabah kahvaltısını üzüm şerbeti ile yapardı. Şimdi üzüm fiyatları yüksek olduğundan üzüm suyu ile ne helva yapılıyor ne de şerbeti
.
Ekonomide İKAME KANUNU vardır. Bir mal pahalanır veya bulunmazsa yerine başka bir mal kullanılır. İkinci dünya, savaşında şekerin fiyatı artınca, evlerde çok kimsenin pekmezle künefe yaptıklarını anımsıyorum.
YENİ MESLEKLER
CİĞER KEBAPÇILIĞI
Eskiden ciğer kebapçılığı ile uğrasan kimse olmadığı gibi ciğerci dükkanları da yoktu. Yalnız bir kişi Alleben’de bir ağacın altında, tam bir ciğerin her tarafından kebap yapardı.
Yıllar sonra ciğer kebapçılığı, Uzun Çarşı’da bit çok ciğerci dükkânı açılarak başlamış oldu. Şimdi birçok yerde ciğer kebapçısı var.
NOHUTÇULUK
Zengin Ağa’nın dışında nohut pişirip satan kimse yoktu. O günlerde nohutla karın doyurulmaz, atıştırmalık olarak alınırdı. Şimdi Nohutçu bir meslek halini aldı. Karın doyurucu bir taam oldu.
Zamanla her şeyde olduğu gibi, gıda maddelerinde, kullanım eşyalarında birçok değişiklikler oluyor, olacak da. Gerek ihtiyaç duyulma veya duyulmama, gerekse yeni yeni istekler elbette olacaktır.
İnsanlar, yaşamları boyunca birçok değişiklikler gösterdiği gibi, bundan sonra da ihtiyaçlar karşısında birçok yeni üretimler olacak veya mevcutlardan vaz geçilecektir.