KELKEKEZ AYNAYABAKMIŞ, ADINI BANA TAKMIŞ

            Bu deyim Gazianteplilere mahsustur. Bir kişi, aynı şeyleri kendi yaptığını düşünmeden, biri hakkında laf etmesi halinde, Gaziantepliler “Kelkekez aynaya bakmış, adını bana takmış” der.

            ***

            İsimlerden söz etmeyeceğim. Önemli olan olaylardır.

            Bütçe görüşmeleri sırasında bir CHP milletvekili, bir AKP milletvekili için “Kendisine bazı kuruluşlarda görev verilmiş, ayda 75.000 Türk Lirası alıyor” diyor. Televizyonda izledik.

            Bu durumlara özellikle ANAP döneminde de rastlardık. Yandaşlara bir yerde görev verilir; ayda bir veya iki kere uğrar, paralara gelsindi...

            ***

            75.000 meselesini ortaya koyan milletvekiline, “Bire kardeşim; sen kendini o milletvekili ile kıyaslamış oluyorsun; hiç kendin ile aylıkla çalışanları, özellikle asgari ücret alanları kıyasladın mı?

            Bordro mahkûmlarına, her yıl zamlar gıdım gıdım verilirken, kendileriniz birçok konularda kavga ettiğiniz halde, özlük haklarınıza gelince, nasılda kardeş kardeş oy kullandığınızı unutuyor musunuz?

            Yani siz o bordro mahkûmlarının vekillerisiniz; onları yönetmek, onları korumak için milletvekili seçildiniz, değil mi?

***

Sayın vekiller, bir araştırmaya göre sizin aylıklarınız, Avrupa milletvekillerinin aylıklarının iki katı; bordro mahkumlarının aylıkları ise, Avrupa işçilerinin aylıklarının yarısı imiş! Buna ne dersiniz?

***

Sonra, emeklilik konusunda, iki yıl süre ile emekli keseneğini, en yüksek devlet memuru aylığına göre, devletin ödemesi için çıkardığınız yasaya ne demeli?

Lütfen bir de sizleri, halk ile kıyaslayınız.

***

Temel, Cemal’e şöyle bir bilmece sorar:

-“Kafestedur saridur öter. ”

-“Kanaryadur. ”

-“Pilmedun, paluktur. ”

-“Sari paluk olur mi? ”

-“Poyadum. ”

-“Kafestedur dedun? ”

-“Pen koydum da. ”

-“Paluk hiç öter mi? ”

-“Bu da bilmecenun şaşırtmacasıdur!

***

Bizde böyledir. Sarı balık olmaz ama, kafeste balık olur!...

Anlayana.

 

                                                                                      Orhan YALKIN