Kendimde çok emeğim var. Bunu söylerken kibirli değilim, yalnızca dürüstüm.
Ben bugün olduğum insanı; bir sabah uyanıp ‘’oldum’’ diyerek bulmadım.
Düştüm, kalktım, sustum, sustukça büyüdüm.
Yanlış insanları sevdim, doğru yerlerde kendimden vazgeçtim. Sonra tek tek geri aldım.
Kimse görmezken kendimle uzun konuşmalar yaptım.
Aynanın karşısında gözlerime bakıp ‘’buradan da çıkarsın’’ dedim. Bazen inancım benden önce pes etti, ama ben pes etmedim.
Kendimde emeğim var; çünkü kırıldığım yerde kirlenmedim. İntikamla değil, mesafeyle iyileştim. Bağırarak değil, sınır çizerek güçlendim. Gitmesi gerekeni tutmadım, kalması gerekeni zorlamadım.
Herkesin harcadığı kolay ‘’evet’’leri ben seçerek söyledim. Herkesin sustuğu yerde ben bedel ödeyerek konuştum. Herkesin yok saydığı duyguları ben ciddiye aldım.
O yüzden bugün biri bana ‘’değişmişsin’’ dediğinde, gülümsüyorum.
Evet, değiştim. Çünkü kendime yatırım yaptım. İlmek ilmek işledim.
Beni tanıyanlar bilir; bu duruş tesadüf değil, bu sakinlik boşluktan gelmiyor. Bu, çok kez kendini onarmanın sonucu.
Kendimde çok emeğim var. Ve bu yüzden beni yarım sevenlere, özensiz davrananlara, kıymet bilmeyenlere ucuz gelmem.
Çünkü insan, en çok kendi emeğini korumayı öğrenince gerçek anlamda büyür.
Kendimde çok emeğim var; ucuz davrananlara pahalı gelirim.
Kendimde çok emeğim var; bu yüzden beni herkes taşıyamaz.
Kendimde çok emeğim var; kendime verdiğim emek kadar seçici olmayı biliyorum.
Ve bunu korumak kendime borcum.