Seveceğim kedilerle kuracağım o saf bağ, geliştireceğim bir zihin, doğanın döngüsüne eşlik eden bir kalp… Hepsi sade ama bir o kadar derin. Çünkü insan kalabalıklardan uzaklaştıkça aslında özüne yaklaşır. Gürültü azaldığında, iç sesin duyulur hale gelir.
Kimseden bir şey beklememeyi öğrenmek, en özgürleştirici hismiş meğer. Ne onay beklemek, ne ilgi ne de sevgi dilenmek… Sadece kendi varlığınla, kendi eylemlerinle huzuru bulmak. Güz yapraklarını biriktirir gibi, kendi içimdeki dinginliği biriktiriyorum artık.
Kendime verdiğim sözleri tutmaya gayret ediyorum. Çünkü öğrendim ki en kıymetli sadakat, insanın kendisine duyduğu sadakatmiş.
Şimdi hayatım; sessiz, sakin ama anlam dolu bir akışta. Ve nihayet… Başkalarının değil, kendi hayatımın başrolündeyim.