Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister, elini uzatınca akrep sokar. Derviş tekrar dener, akrep yine sokar.
Bunu görenler dayanamaz, dervişe: "İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye iyilik edersin." derler.
Derviş: "Akrebin fıtratında sokmak var, benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek. O, fıtratının gereğini yapıyor diye ben niye fıtratımı değiştireyim?"
**
Arkadaşlarımız, son günlerde yaşanan olaylar sonrası, sokaktaki vatandaşa “Kime güveniyorsunuz? ” diye sormuş.
Polis, asker, basın, siyaset, bürokrat...
Hiçbir kuruma güven duymuyor artık vatandaş.
Hepsini kirlenmiş buluyor.
**
Aslında oturup konuştuğunuzda, aklı selim bir şekilde düşündüğünüzde hep aynı adrese çıkıyor gerekçe; Siyaset...
Siyasetin, siyasetçinin burnunu soktuğu her nokta kirleniyor, güvenini yitiriyor.
Siyasetçiye haksızlık yapıyorsun mu diyorsunuz?
Asker, siyasetin içine girdi, girmedi tartışmaları ile bitirilmedi mi? Bir zamanlar düşmanlarının korkulu rüyası Türk Ordusu, vatandaşının şüphe ile baktığı bir kurum haline getirildi.
Bürokrat, ülke menfaatlerini bırakıp, siyasetçisinin güdümüyle hareket etmeye başladı ve kendini bitirdi.
Hükümetin valisi, polisi, bürokratı, söylemleri bunun en güzel göstergesi değil mi?
Yandaş basın siyasetçi-basın ilişkisini ortaya koyan bir ifade değil mi?
**
Şimdi, daha önceki operasyonlarda methiyeler düzülen emniyet teşkilatı, sorgulanmaya başlanmadı mı siyasetçi tarafından?
Eğitime, sağlığa, sosyal yaşamımıza, inancımıza müdahale etmeyi kendine hak sayan siyasetçi, her sıkıştığında birilerini attı önümüze...
Siyasetin, siyasetçinin tartışılmaya başlandığında, yeni kurbanlar buldular.
5 yılda bir bizleri sandığa götürüp, yaptıkları her yanlışlarında sandığı hatırlattılar.
Sandıktan yanlış yapma değil, vatandaşı temsil hakkı aldıklarını unutturmaya çalıştılar bu topluma...
**
Siyasetçinin, yolsuzluk, rant, görevi kötüyen kullanma iddialarını bir tarafa bırakıp, toplumun önüne attığı yeni kurbanı ile ilgili söylemlerini dinliyorum televizyonlardan...
Sonra öğretmenlik maaşından biriktirdiği 850 Bin TL’yi, evini, eğitime bağışlayan Olcay Öğretmen’in haberini okuyorum gazetelerden...
Fıtratı sadece “ülkesine katkı sağlamak” olan nice eğitimcilerimizden birisi Olcay Külah..
Derviş’in yukarıda paylaştığım hikayesi geliyor nedense aklıma...
Ellerinizden saygıyla öpüyorum Olcay Öğretmen’im...