Paranın olduğu hatta hayal bir durumda kaldığı yerlerde bile skandallar bitmez. 1980 yıllar. Orta sınıfta servet birikmeye başlamış. Nereye nasıl yatırım yapacakları konusunda kafaları karışık. Bankalar var bir tarafta diğer tarafta daha yüksek faiz veren Bankerler. Ama bankerlerin denetlenmesi ve bir problemle karşılaşıldığında hakkın aranması konusunda bir bağlayıcı kurumları yok. 1970’li yıllara kadar 11 yıllık süreçte tek haneli enflasyon yerini çift hanelere bırakmıştı. 1972 muhtırası ile iyice siyasi atmosfer karanlıklara batmıştı. 1980’lerde yaşanan iç anarşi ortamı ile artık bir sonraki güne ulaşma korkusu yaşanıyordu. Siyaset böyle karanlık dönem yaşarken fırsatçılara gün doğmuştu. Bir ur gibi İstanbul’a bankerciler çoğalmıştı. Nerdeyse Eminönü, Sirkeci, Galata bankerler pazarı olmuştu. Bankerler devlet televizyon ve radyolarında reklamlar veriyorlardı. 1980 yıllarında faizler serbest bırakılmış ama piyasaya müdahale devam ediyordu. Banker Kastelli ve Meban gibi büyük banker kuruluşları ile bankalar arasında faizler konusunda savaş başlamıştı. Çok geçmeden Milli Güvenlik Konseyi duruma el attı ve bankerleri Maliye Bakanlığı denetimine aldı. Ne olduysa ondan sonra oldu. Birer birer banker iflasları yaşandı. 1981 yılında Banker Servet’in intiharı ile piyasalar hareketlendi. Banker Orhan ve Banker Müjdenin yurtdışına kaçışı ile ise ortam iyice gerildi. “ Ben Türk Sermaye Piyasasının Ordinaryüsüyüm diyen, ve Banker Krizinin baş aktörü Banker Kastelli olarak bilinen Abidin Cevher Özden yurtdışına kaçmıştı. Halktan en fazla para toplayan ve en sağlam bankerdi Kastelli. Hakkında yakalam kararı çıkarıldı ve şirketlerine el konuldu. Daha sonra Türkiye’ye getirilerek yargılandı.
1980 yıllarında yüksek faizler, serbest piyasa ekonomisinin zararları ve banker faciaları ile olan yine vatandaşa oldu. 1983 yılı resmi rakamlarına göre 149 bin orta gelirli vatandaşın bankerlere kaptırdığı para 54 milyar TL’yi aşmıştır. Bankerlerin nakitleri ile beraber mal varlıkları ise ancak 37 Milyar TL idi. Peki, aradaki para nereye gitmişti?
Maliye Bakanı Kaya Erdem’in “ Halk Kumar oynamıştır” sözleri bu dönemin anekdotu olarak kaydedilmiştir. Ve bu dönemde bu olaylar sonunda Devlet Bakanı ve Başbakan yardımcısı Turgut Özel ve Maliye Bakanı Kaya Erdem görevinden ayrılmak zorunda kaldılar.
Peki, günümüzde değişen ne oldu? İsimleri değişse de insanlara kısa vadede para kazandıran kurumlar hala var. Benim saf ve hırslı ülkedaşlarım da hala var. Kısa vadede emeksiz para kazanmak isteyenler oldukça bu kurumlar var olmaya ve zenginleşmeye devam edecekler. Rabbim hepimize akıl sağlığı nasip etsin.