Bütün çiçekleri koparsanız da baharı durduramazsınız.
Çünkü bahar sadece bir mevsim değildir. Bahar; yeniden başlama cesaretidir. Kırıldıktan sonra tekrar ayağa kalkabilmektir. Yorulsa da kalbin hala güzel şeylere inanmasıdır.
İnsanlar bazen birbirlerinin içindeki baharı öldürmeye çalışıyor.
Kimi küçümseyerek…
Kimi değersiz hissettirerek…
Kimi sevgiyi eksilterek…
Kimi de korkutarak…
Ama unutulan bir şey var: Gerçekten güçlü olan insanlar, en sert kışlardan geçip yine de çiçek açabilenlerdir.
Hayat hepimizin elinden bir şeyler aldı.
Kimimizin çocukluğunu, kimimizin güvenini, kimimizin sevdiğini…
Bazılarımız en çok da iç huzurunu kaybetti. Ama buna rağmen sabah oluyor. Kuşlar ötüyor.
Bir şarkı bir anda içimizi ısıtıyor. Bir kahve kokusu, bir dost sesi, bir mesaj… İnsan yeniden gülümseyebiliyor. İşte bahar tam da budur: Hayatın, ‘’devam et,’’ deme şeklidir.
Bazı insanlar ise hep kış gibi kalıyor. Nereye gitseler soğuk taşıyorlar. Mutlu birini görünce huzursuz oluyor, umut eden insanları küçümsüyorlar. Çünkü içlerinde kuruyan şeyi başkasında görmek canlarını yakıyor. Ama ne yaparlarsa yapsınlar… Bir gün mutlaka bir yerlerde papatyalar açıyor.
Çünkü hayatın doğasında yenilenmek var. Toprak bile aylarca sessiz kaldıktan sonra yeniden yeşeriyorsa, insan neden iyileşmesin? Belki bugün çık kırgınız. Belki içimizde uzun süredir dinmeyen bir yorgunluk var. Belki bazı insanlara, bazı vedalara, bazı hayal kırıklıklarına hala içimiz sızlıyor.
Ama yine de bahar gelecek. Hem de en ummadığımız anda…
Bir sabah aynaya baktığımızda daha güçlü olduğumuzu fark ederek, bir gün artık canımızın eskisi kadar acımadığını anlayarak, bir şarkıda yeniden kendimizi bulup derin bir nefes alarak…
Çünkü hayat bazen en güzel çiçeklerini, en sert kışlardan sonra açtırır.
Ve bazı mevsimler vardır…
Ne kadar geç kalırsa kalsın, mutlaka gelir.