Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’ndan alınan bilgiler doğrultusunda, kurban ibadetine ilişkin toplumda yaygın olan bazı yanlış inanışlar 10 başlıkta ele alındı. Kurban ibadetinin yerine getirilmesi için hayvanın usulüne uygun şekilde kesilmesi gerektiği vurgulanırken, yalnızca bağışta bulunmanın veya sadaka vermenin kurban yerine geçmeyeceği ifade edildi. “Kesimsiz kurban bağışı” adı altında yapılan uygulamaların dini bir dayanağının bulunmadığı ve bu tür bağışların kurban olarak kabul edilmeyeceği belirtildi.
Kadınların kurban kesimine engel yok
Bir kurban hissesinin yalnızca bir kişiye ait olabileceği, birden fazla kişinin tek hisseye ortak olmasının ibadetin geçerliliğini ortadan kaldıracağı kaydedildi. Vekaletle kesim yapan kuruluşların ise yalnızca vekalet veren kişiler adına kurban kesebileceği aktarıldı. Kadınların kurban kesemeyeceğine yönelik anlayışın da yanlış olduğu belirtilirken, kesim becerisine sahip olan herkesin, kadın ya da erkek fark etmeksizin kurban kesebileceği ifade edildi. Büyükbaş hayvanlarda hissedar sayısının mutlaka tek sayı olması gerektiği yönündeki inanışın da doğru olmadığına dikkat çekildi. Bir büyükbaş hayvana yedi kişi ortak olabileceği gibi, daha az sayıda kişinin de ortak olabileceği bildirildi.
Kurban eti dağıtımında yanlış bilinenler
Kurban etlerinin mutlaka belirli sayıda fakire dağıtılması gerektiği yönündeki düşüncenin de yanlış olduğu vurgulanırken, etin bir kısmının ihtiyaç sahiplerine, bir kısmının akraba ve komşulara dağıtılabileceği, kalan kısmının ise evde tüketilebileceği ifade edildi. Yolculuk halinde olan kişilerin kestiği kurbanların geçersiz olduğu yönündeki inanışın da doğru olmadığı, seferi olanların kestikleri kurbanların geçerli sayıldığı belirtildi. Kurban kanının alna ya da araçlara sürülmesi gibi uygulamaların İslam’da yeri olmadığı ifade edilirken, bu tür inanışların hurafe olduğu kaydedildi.
Adak, akika ve şükür kurbanında ortak şartlar
Hz. Peygamber adına topluca kurban kesilmesi şeklinde bir uygulamanın bulunmadığı belirtilirken, aynı şekilde “kabir kurbanı” veya “ölü kurbanı” adıyla bir kurban türünün de İslam’da yer almadığı aktarıldı. Ölen kişinin vasiyeti yoksa onun adına kurban kesmenin gerekmediği ifade edildi. Öte yandan adak, akika ve şükür kurbanlarında da hayvanın taşıması gereken şartların aynı olduğu, yaş gibi kriterlerin bu kurban türlerinde de geçerli olduğu vurgulandı. Yetkililer, kurban ibadetinin dini hükümlere uygun şekilde yerine getirilmesi için vatandaşların doğru bilgiye dayalı hareket etmeleri gerektiğini hatırlattı.
Müslümanların Allah'ın rızasını kazanmak için ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun kesme işlemi Kurban Bayramı süresince gerçekleştirilecek.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulundan aldığı bilgilerle, kurban ibadetiyle ilgili doğru bilinen bazı yanlışları 10 soruda derledi.
1 - Kesim gerçekleşmeksizin yalnızca bağışta bulunmak veya sadaka vermek kurban ibadeti yerine geçer mi?
Kurban ibadetinin yerine getirilmesi için gerekli şartları taşıyan bir hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesi şarttır. Kesim gerçekleşmeksizin yalnızca bağışta bulunmak veya sadaka vermek kurban ibadeti yerine geçmez. Bu bağlamda "kesimsiz kurban bağışı" adı altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlar kurban sayılmaz.
2 - Bir kurban hissesine birden fazla kişi ortak olabilir mi?
Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkanı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir. Aynı hisseye birden fazla kişinin ortak olması halinde kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Bu bağlamda vekaletle kurban kesen kuruluşlar kendi adlarına değil, sadece vekalet veren kimseler adına kurban kesebilir.
3 - Kadınlar kurban kesebilir mi?
Kadınların kurban kesim işlemini yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip kişi, erkek veya kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.
4 - Büyükbaş kurbanlıkların hissedar sayısının tekli sayılarda mı olması gerekiyor?
Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir. Bir büyükbaş hayvana 7 kişi ortak olabildiği gibi 6 veya daha az kişi de ortak olabilir.
5 - Kurban etlerinin mutlaka 7 fakire mi dağıtılması gerekiyor?
Kurban etlerinin mutlaka 7 fakire dağıtılması gerektiği anlayışı doğru değildir. Kişi, kurbanını kesmesinin ardından bunun bir kısmını ihtiyaç sahiplerine, bir kısmını akraba ve komşularına verdikten sonra geriye kalan kısmını kendi evi için kullanabilir.
6 - Yolculuk halinde olanların kestiği kurbanlar geçerli mi?
Seferi (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir. Bir kimsenin misafir olarak gittiği köyünde veya başka bir yerde kestiği kurban geçerlidir. Bu şekilde kurban kesen kişinin, daha sonra bayram günleri içinde yaşadığı yere dönünce yeniden kurban kesmesi gerekmez.
7 - Kurban kanı alna ya da araç lastiğine sürülür mü?
Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı yanlıştır.
8 - Hazreti Muhammed adına kurban kesilebilir mi?
İnsanların bir araya gelerek topluca Hazreti Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama İslam'da mevcut değildir.
9 - Kabir veya ölü kurbanı kesilebilir mi?
İslam'da "kabir kurbanı" veya "ölü kurbanı" adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır. Ölenin vasiyeti yoksa onun adına kurban kesilmesi gerekmez.
10 - Adak, akika ve şükür kurbanlarında yaş şartları gerekli değil mi?
Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynıdır. Bu itibarla toplum arasındaki adak, akika veya şükür olarak kurban edilecek hayvanlarda yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.