KÜREK KİMDE?

            Garibanın birisi yanmış. Haliyle de hastaneye kaldırmışlar. Bunu duyan yakını hastaneye gitmiş. Gariban nerededir derken gelmiş yanık merkezine, sormuş “bizim gariban hangi odada.” Bakmışlar ki burada öyle birisi yok. Sonra cildiyeye gitmiş. Bakmış ki orda da yok. Yakını hayretler içerisinde hastane koridorunda dolaşırken garibanın sesini duymuş. Odaya girip bakmış ki garibanı tepeden aşağı alçıyla sarmışlar. Yakını şaşkınlık içinde sormuş: “yahu bana yandı dediler. Senin her yerin kırılmış, alçıya almışlar.” Gariban cevap vermiş:“ yanmaya yandım, lakin beni görenler kürekle vurdular da vurdular. O yüzden de her yerim kırıldı” diye cevap vermiş.  

            Şimdi bunu neden anlattım. Hakemler almış eline kibriti Gaziantep FK’yı yakıyor da yakıyor. TFF buna çözüm üreteceğine almış eline küreği oda vuruyor da vuruyor. Yönetim ise tepkisini birkaç açıklama yaparak geçiştiriyor. Oysa Gaziantep’e yapılan 4 büyük diye tabir edilen takımlara yapılsaydı sonuç böyle olur muydu? Olmazdı. Bunun bir çok örneği var. İlk akla gelen Galatasaray-Trabzonspor maçından sonra Deniz Ateş BİTNEL’e düdük astıran Trabzonspor. Bunun doğru olduğunu savunmuyorum. Lakin birilerine de gözdağı verilmesi gerekir. Bunu daha çok yakın zamanda Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur ÇEBİ yaptı. Adam resmen açık bir şekilde “hakemler Beşiktaş’ın önünü kesmeye çalışırlarsa taş üstünde taş bırakmam. Yer yerinden oynar” diye açıklama yaptı. Peki bizim tepkimiz yerel gazetelerin spor sayfasında bir günlük haberden başka ne oluyor ? Eski başkanımız Adil KONUKOĞLU twitter hesabında yüreğimizi soğutacak tepkisini koydu. Peki bizim başkan ve yöneticiler neredeler? neden hiçbir paylaşım yada açıklama yapmıyorlar? Yoksa kürek sizin elinizde siz mi vuruyorsunuz?  

            Yönetim, öncelik olarak takımı yakmaya çalışanların ve bunu kürekle söndürmeye çalışanların önünü kesmelidir. Bunlar, bir günlük haber olarak kalmamalı. Şehrin bütün ileri gelenleri takımı bu kadar desteklerken, hakemlerin elindeki kibriti ve kürekle söndürmeye çalışanların küreğini alamıyorsa, bilinmelidir ki daha çok yanarız. Üstelik o kürek tepemizden hiç inmez. Vuran vurana.

            Konyaspor maçına gelecek olursak;

Pinto bu hafta belli değişikliklere gitmiş. Takımı 3-5-2 sistemine uygun diziliş ve doğru oyuncu tercihleriyle sahada  görmek bizi mutlu etti. Pinto geldiğinden beri kadro ve diziliş olarak ilk kez bu kadar doğruydu. Olkowski’nin dönüşüyle Oğuz’un yedeğe geçmesi kadar harika bir şey olamazdı. Sağ kanat resmen şiir gibi akıyordu. Umarım Olkowski sakatlık vb yaşamaz ve Oğuz’a mecbur kalınmaz. Maxim’i sol kanatta oynatma ısrarından vazgeçilmiş ve  göbekte forvet arkası görevine alınmış olması geciken bir karardı. Miranda’nın iki maçta iki sarı kartla oynamasına ne demeli. Üstelik her ikisi de o kadar yersiz ki iki seferdir kırmızıyı kıl payıyla kurtarıyor. Çok ciddi bir şekilde uyarılmalıdır. Djilobodji’de keza aynı şekilde orta sahada rakibine diziyle yaptığı faulün amacı neydi? Kana Bıyık bir an önce döner de savunmayı toparlar diye umut ediyorum. Dicko ve Mirallas ikilisini hücumda görüyoruz. Gayet de iyi performans sergilediler. Hele Mirallas’ın direkten dönen şutu parmak ısırttı. Hocamızın bazı değişiklikler yaparak oluşturduğu ilk on bir gayet başarılı iken oyuncu değişikliklerini yersiz buluyorum. Takım baskı kurmuş gol için her bir yandan saldırırken Mirallas ve Maxim oyundan neden çıkarılıyor.  Üstelik yerine aldıkların Bilal ile Cenk oluyor. 79. Dakika yapılan bu değişiklikler beraberliği razı olduğunu gösteriyor. Oysa ki şiddetle 3 puana ihtiyacımız var. Bu galibiyet sadece 3 puan olmayacaktı. Takımın psikolojisini düzeltmeye büyük adım olacağı gibi takıma ruh ve özgüven katacaktı. Üstelik  buna bütün şehrin ihtiyacı varken beraberlik hiç tatmin edici bir skor olmadı.

Son olarak şunu da sormak istiyorum. Bu takım Sumudica gidene kadar gol sorunu yaşamıyordu. Şimdi ne değişti aklım almıyor. Oyuncular paralarını alıyor, rakip taraftar  baskısı desen tribünlerde taraftar da yok. Oyuncular gol yollarında  yeteneksiz diyemiyorum, önceki maçların istatistiki belli. Bu durumda geriye tek bir ihtimal kalıyor. Ya takımda gruplaşma var yada oyuncular hocayı istemiyor. Umarım bunlar benim yanılgım olur.

MUTLU HAFTALAR DİLİYORUM.