KURUMLAR VE DİJİTAL DÜNYA

Basın İlan Kurumu’nun kamudaki halkla ilişkiler birimlerine geçen hafta verdiği iletişim eğitimi, son derece önemli etkinlik. Hatta kamu kurumları bu konuda geç bile kaldı diyebiliriz.

Öncelikle Basın İlan Kurumu’nun böyle bir eğitime basın mensuplarını dahil etmemesini, programın bir eksiği olarak gördüğümü belirteyim.

**

Eğitim seminerinde Gaziantep Valisi, kamu hesaplarının aktif olarak kullanılmaması nedeniyle, vatandaşların üçüncü hesaplardan bilgi edinme yoluna gittiğini belirterek, eksikliği net bir şekilde ortaya koymuş.

Ne yazık ki kamu kurumları, sosyal medyada son derece hantal bir yapı ile varlar. Dijital dünyanın hızlı yapısına tamamen zıt bir şekilde…

Yaşanan bir olayı doğrulatmak, açıklama yapmak için üstlerinden olur almak gibi süreçleri beklerken, sosyal medyada o konu gündemden düşmüş oluyor.

Bunu basın mensupları olarak bir konuda bilgi almak istediğimizde, biz de net bir şekilde yaşıyoruz.

Süreç o kadar ağır işliyor ki sonunda konunun haber değeri kalmamış, yanlış bilgiler çoktan yayılmış oluyor.

**

Trio Media olarak dijital dünya ile ilgili destek alan firmalarımıza, dijital iletişim konusunda eğitimler veriyoruz.

 Firmalarda da, kurumlarda da gördüğümüz en büyük eksiklik; Sosyal Medya’nın bir iletişim aracı olduğunun es geçilmesi. İletişimin şartının karşılıklı mesaj alışverişi olduğunu unutmaları…

Sosyal Medya bakışı tamamen beğeni ve takipçi sayısına odaklanmış durumda. Halbuki sosyal medya platformları, artık gönderinizdeki “kalp” sayısına bakmayı çoktan bıraktı. Çok daha farklı kriterlerle değerlendiriyorlar sizi.

**

Kurumların sosyal medya paylaşımları için “iletim” tanımı yapabiliriz. Ben paylaşayım, vatandaş da görsün, beğensin…

Bu tabii ki iletişim olmuyor. Bunu propaganda çalışması olarak da nitelendirebiliriz. Ama dijital dünyada işe yaramıyor. Daha doğrusu etkisi son derece zayıf oluyor.

İletişim olmayınca doğal olarak, denk gelindiğinde bakılıp geçilen bir hesap oluyorsunuz. Sosyal medya kullanıcıları, sizi takip etme ihtiyacı duymuyor. Yani rağbet görmüyorsunuz.

**

Bir diğer önemli etken; Sosyal medya kullanıcıları iletişimde samimiyet kriterine çok önem veriyor. Sorduğu sorulara, yaptığı yorumlara dönüş almak istiyor. Yani dikkate alındığını görmek istiyor.

Kurumlar ise bu konuda son derece başarısız. Olumsuz yorumlara cevap vermek yerine görmezden gelmeyi tercih ediyorlar. Ama bu hakkınızdaki olumsuz düşünceyi yok etmiyor. Hatta verilmeyen cevaplar, olumsuz düşünen yeni sosyal medya kullanıcılarının eklenmesine de yol açıyor.

Bir diğer yanlış; “DM’den telefonunuzu yazarsanız size dönüş yapacağız” mesajı. Sosyal medyanın samimiyet tanımına ve platformun genel yapısına uymayan bir cevap.

Sorun genel olarak herkesin gördüğü platformda dile getiriliyor. Ancak cevap özel olarak veriliyor. Mesajları gören üçüncü kişi, konu çok özel değilse, “Cevap neden buradan verilmiyor?” sorusu ile eksi puanı yazıyor hesabınıza.

**

Trio Media’yı kurup, dijital çalışmalara başladıktan sonra gördüm ki; Artık İletişim Fakültesi mezunları için ciddi bir iş sahası oluşmuş durumda. Kendini dijital platformalar ve programlar konusunda yetiştirmiş bir iletişim mezununun işsiz kalması mümkün değil.

Kurumların, dijital dünyada kendilerini ifade edecek elamanlara ihtiyaçları var. Bu dünyanın dilini bilen elemanlar istihdam etmek, hatta kurumun büyüklüğüne göre ayrı birimler kurmak gerekiyor.

Konu, artık işletmede iş yoğunluğu az birimlere, kişilere bırakılamayacak kadar önemli ve uzmanlık gerektiriyor.

**

Bu açıdan bakıldığında, Basın İlan Kurumu’nun kamu kuruluşlarına verdiği bu eğitim semineri, son derece önemli.

Kamu kurumlarının, dijital dünyada var olmak için klasik yapısından farklı bir iletişim şekline geçmesi gerektiğini görmesi gerekiyor.

Yoksa Gaziantep Valisinin dediği gibi toplum, bu eksikliği üçüncü hesaplardan bilgi edinme yoluyla çözecektir.

Bunun da sorumlusu vatandaş değil, bu dünyanın gereklerini yerine getirmeyen kamu kurumlarıdır.