Başkanlığının ilk günlerinde, üzerime düşeni yapmış ve uyarmıştım:
“Kurumsal iletişim, yeni yetme sosyal medya içerik üreticilerine bırakılamayacak kadar önemli ve ciddi bir iştir.”
Bu ifade, iletişim şirketimiz Manifest Medya’nın destek verdiği kurumlara kurduğu ilk cümledir.
**
Sosyal medya, kitlelerle iletişim için son derece önemli bir mecra.
Kurumların hedef kitleleri ile doğrudan bağ kurma imkanı sunması ciddi bir avantaj.
İki yönlü iletişim imkanı sunması, kitlelerin tepkilerini ölçme ve analiz etme avantajı, geleneksel çalışmaların önüne geçiriyor sosyal medyayı.
Ama vezir etme potansiyeli olan bu mecra, yanlış kullanım halinde sizi istemediğiniz bir noktaya da taşıyabiliyor.
**
Şunu kabul etmek lazım; bu yeni iletişim alanı yeni neslin, gençlerin mecrası.
Yeni nesil cihazları çok iyi kullanmaları, trend gelişmeleri hızlı bir şekilde yakalamaları, klasik ve sıkıcı olmaktan uzak üretimleri ile görünür olma açısından büyük avantajlar sağlıyorlar.
Zaman zaman kurumlar ve Umut Yılmaz gibi siyasetçiler, buna aldanabiliyorlar
Beğeni ve görüntüleme sayılarına tav oluyorlar.
**
Ancak tecrübesiz sosyal medya içerik üreticisine, bir kurumun iletişim stratejisini teslim etmek, ciddi de bir risk almak anlamına geliyor
Yineleyelim;
İletişim, hele de kurumsal iletişim ciddi bir iştir.
Yukarıda avantajlarını saydığım içerik yöneticilerinin en büyük handikabı, kurumsal kimliği kavrayamama sorunudur.
Marka sesi yerine, kendi sesini kullanmayı tercih ederler. Yani markanın imajına uyan değil, kendi düşünceleri doğrultusunda paylaşımlar planlarlar.
Trendleri körü körüne takip etmenin marka ciddiyetine zarar verdiğini fark edemezler.
Sadece beğeni izlemeye odaklı davranışları ile belki sizi görünür kılarlar. Ama siz topluma böyle mi görünmek istediğinizi sorgulamaya başladığınızda iş işten çoktan geçmiş olur.
**
Sosyal medya yönetimi için görüştüğümüz bir hastane yöneticisi, “ Hastanemizde eğlenceli videolar çekilmesini istiyoruz” demişti.
“Hastanenizin hijyeni, disiplini ve ciddiyeti ile değil de eğlence ile mi anılmasını istiyorsunuz?” cevabını verdiğimde fark etmişti, talebinin ne kadar yanlış olduğunu.
**
Yangına anında müdahale edildiğini, başkanın ilk andan itibaren kontrolü ele aldığını kamuoyuna yansıtmak yerine, başkandan bir kahraman çıkarmayı tercih etti, sosyal medyacı.
Toplumsal tecrübesi, kamuoyu öngörüsü o kadardı çünkü.
Gerilim müziği eşliğinde, bir o tarafa, bir bu tarafa koşan başkandan bir kahraman çıkmadı.
Evet paylaşım viral oldu. Başkan görünür oldu.
Ama başkan eleştirilerin odağına oturdu. Yüzlerce dalga geçilen mesaja maruz kaldı.
Kim kaybetti?
İşte bundan dolayı “kurumsal iletişim ciddi bir iştir” diye yineleyip duruyoruz.