MALZEMELER

Bir süre önce “Duble yolların, köprülerin, tünellerin zaruretten dolayı yapıldığını; dünyada ki bu hızlı gelişmenin, değişmenin devam ettiği sürece de devam edeceğini” dile getirerek. Bu icraatlardan dolayı ahalinin başına kalkmanın anlamışsızlığından bahsetmiş; bu gerçeklerin önümüzde ki, REFERANDUM da malzeme olarak kullanılmasının ne derece etik olacağı düşüncemi dile getirmeye çalışmıştım.

Mesela Antep’imizde, Şehitkâmil Belediyesi sınırları içindeki İBRAHİM’Lİ de İTFAİYE TEŞKİLATI kuruluyormuş(?)

Neden?

Nedeni malum.

Gaziantep sınırları içindeki mevcut itfaiye teşkilatlarının kentin ihtiyacına cevap veremeyişi…

Şimdi hâlihazırda ki muhterem Şehitkâmil Belediye Başkanı bu teşkilatın kurulması gerektiğini ifade ettikten sonra…

Mesela, “ben İBRAHİMLİ’YE itfaiye teşkilatı kurdurdum” diye bunu bir övünç kaynağı haline getirir ahalinin başına kalkarsa, yaptığı hizmetin anlamı, güzelliği kalır mı?

Ve ne kadar etik olut?

Ülkemiz büyüdü, gelişti…

Ülkemiz büyümeye, gelişmeye de devam edecek…

Ve er ya da geç TÜRKİYE’MİZ muasır medeniyeti yakalayacak; onun nimetlerinden de; o kulvardaki diğer ülkeler gibi yararlanacak.

Ancak bu kulvarda da hedefe ulaşmanın yolu:

Demokrasinin, Cumhuriyetin, hukukun üstünlüğünün kol kola uyum içinde yürümesiyle başarılır.

Bunun dışındaki hiçbir sistem bu yolculukta başarı sağlayamaz!

Onun için referanduma evet diyecekler de hayır diyecekler de bu referandumun bir parti ya da kişi meselesi olmadığını; ülkenin geleceğinin meselesi olduğunu bilerek evet ya da hayır demeli!

Şimdilerde bikarar vatandaşları etkilemek için EVETÇİLER ha babam, şurada şunu yaptık, burada bunu kurduk diye zaruretten dolayı yapılması gerekenleri, ekstradan yapılmış şeyler gibi ahaliye deklare etmeye çalışıyorlar.

Bırakın ahaliyi kendi haline…

Yok, o şöyle derse bu olur, yok bu böyle derse şu olur diyerek ahaliyi töhmet altında koymayın

Ahalinin anlayacağı tarzda, geçin karşılarına anlatın meramınızı. Ahalide neye neden evet ya da hayır diyeceğini anlasın gitsin sandığa oyunu kullansın…