MEHMET ALİ

 

            Cahit Külebi “Mehmet Ali’nin Beşiği Sallanıyor” şiirinde derki:

 

            Mehmet Ali’nin beşiği sallanıyor,

Anası bulaşık yıkıyor

Ben ninni söylemesini bilmem

Mehmet Ali ağlıyor.

 

Kaynamayan kazanı ben neylerim

Taşmaz olur.

Ağlamayan oğlanı ben neylerim Mehmet Alim.

Büyüğünce de uyuyor.

 

Mehmet Ali’nin beşiği sallanıyor,

Uzaktan haber geliyor,

Sallanı sallanı Mehmet Alim

Büyüyor.

***

Bu şiiri okuyunca tarihin bazı sahifeleri bir sinema şeridi gibi perde perde gözüm önünden geçiverdi.

Bir baktım Mehmet Ali uyanmış.

Atatürk dönemindeyiz. Bir zamanlar asırlarca dünyaya hükmetmiş olan koca imparatorluk tarihe karışmak üzere. Müstevlilerin karşısına çıkılmış, hepsi mağlup edilmiş ülkeden atılmış. Yeni bir Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş.

Cumhuriyet yönetimi yokluklara rağmen Avrupa’ya olan altın borçlarını kuruşuna kadar ödemiş; Fransız ve Almanlara ait demiryolları devletleştirilmiş, kilometrelerce yeni demiryolları yapılmış; sanata önem verilmiş; fabrikalar kurulmuş; herkesin ‘burada bitki yetişmez’ dediği yerde Atatürk Orman Çiftliği yapılmış ve ihya edilmiş; birinci 5 yıllık planın uygulanması sonucu Türkiye kalkınmada dünya birincisi oluvermiş.

Mehmet Ali uyumuyordu.

***

Atatürk’ün Adolf Hitler hakkında söylediği gerçekleşmiş; 1939 yılında İkinci Dünya Savaşı başlamıştı.

Kahire ve Adana’da müttefik devlet yöneticileri olan Cuhurchill, Stalin ve Roosevelt’in iki kere dayatmalarına karşı İsmet İnönü uyguladığı siyaset sonucu ülkemizi savaşa sokmamayı başarmıştı.

Her an savaşa girecekmiş gibi orduyu hazır tutan İnönü halka gilgil darısından yapılan ekmeği yedirmiş ama buğdayı silah altındakiler için kullanmış, her ihtimale karşı ordu için saklamıştır; kışlalarda yer kalmadığı için erlerin bir kısmını mecburen camilerde konaklamıştır. Bazılarının dediği gibi camilere bir tek hayvan dahi sokulmamıştır.

Mehmet Ali uyumuyor.

1945 yılı gelmiş, savaş bitmişti.

***

Savaş bitmeye bir gün kala İsmet Paşa Almanlara harp ilan etmiş; ülkenin toparlanmasına çalışıyor. Beş yıllık iktidarı döneminde yaralar sarılıyor; Köy Enstitüleri kuruluyor.

Mehmet Ali uyumuyor.

İsmet İnönü döneminde kâğıt paralarda, bozuk paralarda ve darphanenin bastığı altınların üzerindeki Atatürk resimler kaldırılıyor. Yerine İsmet İnönü’nün resimleri konuyor.

CHP içindeki köy ağaları ve sağcı milletvekillerinin baskısı sonucu Köy Enstitülerinin Müfredat Programlarında kırpmalar başlıyor. Enstitüler yavaş yavaş kuruluş amaçlarından uzaklaştırılıyor.

Mehmet Ali uyuyor.

***

“Yeter! Söz milletindir” tutmuş ve 1950 yılında Demokrat Parti iktidarı ele geçirmiştir. DP iktidarı, ülkeye çok şey kazandırmıştı.

Türkiye’nin Avrupa ülkelerini sollayıp geçeceğinin temeli olan Köy Enstitüleri kapatılıyor. Eğitim, en büyük darbeyi yemiş oluyordu.

Harpten çıkmış ülkeler harıl harıl çalışmaya çoktan başlamıştı.

Mehmet Ali uyuyordu.

***

Türkiye’de iktidarlar değişiyor, bazen koalisyonlar oluyordu. Kazanımlar gözükmeye başlamış ama bugün ekonomileri tavan yapmış savaş sonucu mahvolmuş Almanya ve iki şehrine atom bombası yemiş Japonya dev adımlarla ilerliyordu.

Türkiye’nin kalkınmasında büyük rol oynayacağı 100 de 100 olan MEYAK ve OYAK için memurların aylıklarından 5/100, subayların aylıklarından 10/100 kesiliyordu.

OYAK kuruldu. Çimento fabrikası, kağıt fabrikası, mağazalar zinciri, sigorta şirketi, otomotiv sanayi (Renault), Bankacılık hizmetleri, ……., gibi kuruluşları ülkeye kazandırdı.

Peki MEYAK ne oldu? Süleyman Demirel döneminde toplanan kesintiler memurlara taksitlerle iade edildi. Çünkü gerek sanayiciler gerek iş adamları tekere çomak sokmuşlardı.

Mehmet Ali uyuyordu.

***

Tarih, geçmişi yazar. İçinde bulunduğumuz zamandaki Mehmet Ali’nin durumunu ancak bizden sonrakiler değerlendirecektir.

***

Mehmet Ali’yi ben böyle gördüm. Gözler çeşitli çeşitli görebilir.

Orhan YALKIN