Mesele Kusur Değil, Bakış

Bazı insanlar kusur görmez. Kusur arar. Ve arayan mutlaka bulur. Hatta ortada hiçbir şey yokken bile bir gölge üretir, bir niyet okur, bir anlam yükler. Çünkü mesele kusur değildir. Mesele bakıştır.
Bir insan size bakarken kalbiyle mi bakıyor, egosuyla mı? İşte bütün fark burada başlar.
Kusur görmek isteyen; iyi niyetin içinde açık, sadeliğin içinde eksik, suskunluğun içinde suç arar.
Oysa aynı tabloya başka biri baktığında; çabanızı görür, niyetinizi hisseder, yorgunluğunuzu anlar.
Çünkü insan, karşısındakinde en çok kendi içini okur.
İçinde güvensizlik varsa şüphe bulur. İçinde eksiklik varsa yetersizlik bulur. İçinde sevgi varsa, hata değil insan görür.
Bir ilişkide sürekli savunma yapıyorsanız…
Sürekli ‘’yanlış anlaşıldım’’ diyorsanız…
Sürekli kendinizi açıklamak zorunda kalıyorsanız…
Belki de sorun siz değilsinizdir.
Belki de birileri kusur arama alışkanlığından vazgeçemiyordur.
Kusur görmek kolaydır.
Anlamak emek ister.
Eleştirmek kolaydır.
Şefkat olgunluk ister.
Ve bazı insanlar büyümek yerine suçlamayı seçer.
Sürekli kusur bulunan bir yerde sevgi güvende değildir.
Çünkü sevgi, mahkeme salonunda değil; anlayışın içinde yaşar.
Gerçek bağ, kusursuzlukta değil; iyi niyette saklıdır.