Mobbing, bir kişinin iş yerinde sistematik olarak baskı, yıldırma, dışlama veya itibarsızlaştırma davranışlarına maruz bırakılmasıdır. Bu süreç çoğu zaman fark edilmesi zor bir şekilde ilerler. Başlangıçta sıradan bir anlaşmazlık gibi görünen durumlar zamanla bireyin mesleki kimliğini, özgüvenini ve ruh sağlığını tehdit eden bir boyuta ulaşabilir.
İş yeri psikolojisi alanındaki öncü araştırmalarıyla tanınan Heinz Leymann, mobbingi çalışanların psikolojik sağlığını tehdit eden en önemli risklerden biri olarak değerlendirmiştir. Leymann’a göre mobbing, belirli bir sıklıkla ve uzun süre devam eden düşmanca davranışların bireyi savunmasız bırakmasıyla ortaya çıkar. Bu nedenle mobbing, yalnızca kişiler arası bir sorun değil, aynı zamanda ciddi bir ruh sağlığı problemidir.
Sürekli eleştirilen, görmezden gelinen veya değersiz hissettirilen birey zamanla kendi yeterliliğinden şüphe duymaya başlar. Psikolojide “öğrenilmiş çaresizlik” olarak tanımlanan bu durum, kişinin ne yaparsa yapsın sonuçları değiştiremeyeceğine inanmasına neden olabilir. Böylece birey mücadele etmek yerine geri çekilmeyi tercih eder.
Bilimsel araştırmalar, mobbinge maruz kalan kişilerde kaygı bozuklukları, depresif belirtiler, uyku sorunları, dikkat dağınıklığı ve tükenmişlik sendromunun daha sık görüldüğünü ortaya koymaktadır. Daha da önemlisi, yaşanan psikolojik baskı yalnızca iş yerinde kalmaz; aile ilişkilerine, sosyal yaşama ve kişinin genel yaşam doyumuna da yansır.
Günümüzde kurumların başarısı yalnızca ekonomik göstergelerle ölçülmemektedir. Çalışanların psikolojik güvenliğini sağlayan, saygı ve adalet duygusunu koruyan iş ortamları da kurumsal başarının temel unsurları arasında yer almaktadır. Çünkü korkunun hâkim olduğu yerde yaratıcılık gelişmez, baskının olduğu yerde aidiyet duygusu yeşermez.
Unutulmamalıdır ki mobbing, yalnızca bir çalışanı değil, bir kurumun kültürünü ve toplumun ruh sağlığını da zedeleyen görünmez bir şiddet türüdür. Sessiz kaldıkça güçlenen bu soruna karşı farkındalık geliştirmek ise hem bireysel hem de toplumsal bir sorumluluktur.
Uzm. Klınık Psikolog
Gül Dümen