Mutluluk sana bağlı…

DÜŞÜN

Hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve aramaya koyulmuş. Ne yaptıysa da mutluluğu yakalayamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi önermişler. Bu bilge aklı, bilgisi ve malı ile ün salmış birisiymiş. Kim yardımına gelse sorularına cevap verip derdine derman bulmadan geri göndermezmiş.

Bu bilgeden yardım istemeye, mutluluğun sırrı nedir diye sormaya karar vermiş. Uzun bir yolculuktan sonra bilgeyi bulmuş, ancak kapısında derdine derman arayanlardan oluşan çok uzun bir kuyruk varmış. Bilgenin gerçekten sorusuna doğru cevap vereceğine inanmış, beklemeye başlamış.

Sonunda sıra ona da gelmiş ve bilgeye mutluluğu nasıl yakalarım diye sormuş. Bilge bu soruyu cevaplarsa sıradaki diğer insanların beklemekten sıkılacağını düşünmüş, adamlarından bir kaşık istemiş ve içine iki damla yağ damlatmış sonra demiş ki:

– Sarayımın her yerini gez ve sonra tekrar gel ama sarayımı gezerken yağı dökmeden bu kaşığı ağzında taşıyacaksın.

Adam sorusuna hemen cevap alamadığı için biraz şaşkın tamam demiş, sarayı gezmiş gelmiş bilge bakmış yağ hala kaşıkta, demiş ki:

– Aferin yağı dökmemişsin güzel, peki sarayımın güzelliklerini anlat bakalım, sarayımda neler gördün.

Adam yağı dökmeyeceğim diye uğraşmaktan pek dikkat edememiş, bir şey diyememiş. Sonra bilge:

– Olmadı, yağı dökmeden, kaşığı tekrar ağzında taşı, bu sefer sarayımdaki güzelliklere dikkat et, sonra tekrar gel.

Adam ne yapalım deyip tekrar kabul etmiş. Her yeri gezmiş, bu sefer sarayın güzelliklerinden çok etkilenmiş. Sonra ağzında kaşıkla gene bilgenin yanına gelmiş. Bilge sormuş:

– Sarayımın güzellikleri gördün mü, anlat bakalım.

Adam bu sefer hayran kaldığı güzellikleri anlatırken bilge onun sözünü kesmiş ve demiş ki:

– Güzel, peki ama yağ nerede?

Adam sarayı hayran hayran dolaşırken yağı tamamen unutmuş, utana sıkıla bilgeye demiş ki:

– Şey… yağı dökmüşüm.

Bilge bizimkine anlamlı bir bakış atmış ve demiş ki:

– Mutlu olmak için hayatın bütün güzelliklerini yaşamak, tadını çıkarmak ve hayatın getirdiği sorumluluklara, kaşıktaki yağ gibi sahip çıkmak gerekir.

Adam mutluluğun sırrına ulaştığı için sevinmiş, bilgeye teşekkür etmiş ve bilgenin huzurundan ayrılmış.

///

H

Polistir

 

Atatürk yolunda onun uğrunda

Vatan namusuna bekçi polistir…

Bir acil vakada aczin yanında,

Görülen personel bil ki polistir…

 

Gece gündüz görev yapar durmadan,

Kimseler gitmeden hatta varmadan,

Namussuz iş yapan ve yapanlardan

Hesap soranların ilki polistir…

 

Haklının haksızı ezdiği yerde,

Polisi görürüz her bir seferde,

Eli silahında, canıdır serde

Susanın ağzında dil ki polistir…

 

Polistir vatanın her köşesinde

Polistir kötünün hep peşesinde

Duamız var olsun ve yaşasın da

Yüzümüzün artan akı polistir….

 

Albayrak altında,namusuyla da,

Canıyla,kanıyla ulusa feda,

Olmuştur,olur da ve de maada

Şehittir, gazidir levki polistir

 

Güvencimiz,gururumuz,nabzımız

Onunla sağlıklı atar kalbimiz,

Onunla yan yana onunlayız biz,

En yakın dostların teki polistir.

 

Gürsoy Solmaz

///

Gülümse

Trafik polisinin biri kontrol için çevirdiği bir arabanın içinde bir sürü bıçak görünce şoföre ?Bu bıçaklar ne iş hafız?? diye sorunca adam ?

Memur bey, ben bir sirkte çalışıyorum. Bu bıçaklarla da gösteri yaparım.? demiş. Bunun üzerine polis ?Arabadan çık da şu gösterini bir de biz seyredelim.? der.

 Adam bıçakları alıp yola çıkmış ve onları teker teker havaya atıp çeşitli hokkabazlıklar yapmaya başlamış. O sırada yoldan geçen bir arabanın şoförü bu manzarayı hayretler içinde seyrettikten sonra yanındaki arkadaşına ?Aman Süleyman...? demiş ?...

oğlum artık içki içmeyi bırakmamız lazım, baksana şu polisler artık ne biçim alkol testi yapıyorlar!..?

///

Kulağına küpe olsun

Herkesin polisi kendi vicdanıdır, fakat polis vicdanı olmayanların karşısındadır.”

(Mustafa Kemal Atatürk)