NASIL AMA?

Bir yazar (hâşâ) kendim için söylüyorum. Ben sadece bir şeyler yazmaya çalışan amatör biriyim.

Ülkesinde, kentinde kendine uygun yazacak bir konu bulamıyorsa?

 

***

 

Börtü böcekten, hastalıktan ameliyattan, şundan bundan bahsediyorsa?

 

***

 

Günümüz genç kızlarının delikanlılarının:

Teştin içinde ziftiliye, ziftiliye küllükten çıkardığı küllü suyla don yumayı (çamaşır yıkama) bilip bilmediklerini,

Ekmek tahtasını önüne çekip kâğıt gibi incecik ev ekmeği açıp açamadığını,

Tel dolabın, ekmek ölbesinin nasıl bir şey olduğunu bilip bilmediğini,

Evde nişe (nişasta) çıkartıp çıkartamayacağını,

Yine evde biber pekmezi (biber salçası), domates pekmezi (domates salçası) çıkartmayı bilip bilmediğini,

Üzüm tepelemeyi, şire yapmayı, ocak yakmayı, bastık sermeyi,

Helânın hayatın ta bir ucunda olduğunu, oraya da hap hapla (takunya) ile gidildiğini,

Televizyonsuz, bilgisayarsız günlerin nasıl bir şey olduğunu, 

Televizyonsuz günlerde insanların nasıl eğlendiklerini bilip bilmediklerini,

Tandırlı bir tek odada nasıl yaşandığını,

Kalorifersi bir evin varlığını kabul edip edemediklerini,

Evde gaz ocağı varsa ki, yok, nasıl yakıldığını, kullanıldığını,

Erkeklerin gömleklerinin yaka ve kol ağızlarını ile okul yakalarını kolalamayı,

Özellikler dini bayram gecelerinde; bir, bir buçuk ay önceden sipariş verdiğimiz ayakkabılarımıza sarılarak yatıldığını,

Zamanla bir ihtiyaç haline gelen telefonun, adrese bağlanması için müracaat tarihinden itibaren 8 – 10 sene beklendiğini.

Şehirlerarası telefon görüşmelerinde normal, acele ve yıldırım olmak üzere üç kademeli görüşme sisteminde dahi yıldırım müracaatlarının iki üç gün sürdüğünü.

Oysa günümüzde cep telefonundaki (aradığınız numaraya ulaşılamıyor sözüne) dahi tahammül edilmiyor.

Annelerimizin yaptığı ağzı bir yanda gözü bir yanda bezden bebeklerle nasıl oynandığını,

Erkek çocukların koyun ya da keçi çene kemiklerini silah olarak kullanarak kovboyculuk oynadıklarını,

Günümüzde olduğu gibi, “hele ben bir duş alayım” demenin mümkün olmadığı. Ancak,

“Evde var eşiklik hamama gitmek eşeklik” denilerek özellikle Pazar günleri eşiklikte yıkanıldığını,

İlköğretim, orta ve liselerde bu günkü gibi sabahçı öğlenci diye bir sistemin olmadığını,

Talebelerin dershanesiz nice fakültelere zorlanmadan girdiklerini…

 

***

 

Sorgulaması, yazması…

Ülkede her şeyin yolunda gittiğinin göstergesi değil midir?