Nevruz neden önemlidir?

Dün, ülkemizin dört bir yanında  Nevruz Bayramı kutladık. Peki, nedir Nevruz, neden önemlidir? Biraz nevruz bayramıyla ilgili bilgi verelim.

Baharın gelişini müjdeleyen bir Nevruz daha geldi. Nevruz bayramı birçok ülkede coşkuyla kutlanıyor. Bazı ülkelerde Nevruz bir anlamda yeni yıl anlamına geliyor. Kışın çekilip, baharın etkilerinin iyice kendini göstereceği tarihler gelirken kutlanan Nevruz'un tarihi kökenleri ne? Nevruz hangi ülkelerde neden kutlanır?

Yazılı olarak ilk kez 2. yüzyılda Pers kaynaklarında adı geçen Nevruz, İran ve Bahai takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil eder. Günümüz İran’ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir şenlik olarak kutlanır. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart’ta kutlarken, diğerleri Kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart’ta kutlarlar. Aynı zamanda, Zerdüştlük, hem de Bahailer için de kutsal bir gündür ve tatil olarak kutlanır. Kürtlerde, Nevruz bayramının Kürt ve İran mitolojisindeki Demirci Kawa Efsanesi’ne dayandığına inanılır. Anadolu ve Orta Asya Türk halklarında da Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak kutlanır.

Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, nevruzu Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi ‘ne dahil etmiştir. 2010’dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart’ı “Dünya Nevruz Bayramı” olarak kabul etmektedir.

Bizim içinse Nevruz Baharın müjdecisidir. Doğanın insanlara sunduğu bolluktur, berekettir. Dostluk, kardeşlik, sevgi demektir. Bir nevi Nevruz kışın bitip, baharın gelişini kutlamaktır.

Nevruzla birlikte canlılık, neşe kazanırız. Her yıl bu günlerde görüşmek dileğiyle…

ÖZGÜR ZOR

///////////

H

Bahar Şiiri   

Bu sabah mutluluğa aç pencereni

Bir güzel arın dünkü kederinden

Bahar geldi bahar geldi güneşin doğduğu yerden

Çocuğum uzat ellerini

 

Şu güzelim bulut gözlü buzağıyı

Duy böyle koşturan sevinci

Dinle nasıl telaş telaş çarpıyor

Toprak ananın kalbi

 

Şöyle yanıbaşıma çimenlere uzan

Kulak ver gümbürtüsüne dünyanın

Baharın gençliğin ve aşkın

Türküsünü söyliyelim bir ağızdan

Ataol Behramoğlu

///

Gülümse

Ağaç yürümezse

Nasreddin Hoca'ya yapılan sataşmalar tükenip bitmez. Akşehirliler bir gün Hoca'ya takılır ve sorarlar: - "Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır?"

Hoca'nın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar: - "Her halde öyle olmalı."

"Böyle kişiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hoca madem kabullendin göster bir mucize de görelim!"

Hoca: - "Pekala şimdi size bir numara yapalım" der.. Karşısında durmakta olan çınar ağacına;

"Ey ulu çınar çabuk yanıma gel!" der. Tabii ne gelen ağaç var ne giden. Hoca yürümeye başlar ağacın yanına varır.

 Akşehirliler: - "Ne oldu Hoca ağacı getiremedin, kendin oraya gittin!" diye gülünce Hoca: - "Bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal yürür", der.

///

Kulağına küpe olsun

Diktatörlük gerçek olduğunda, devrim bir hak haline gelir.

Victor Hugo