Neye hizmet ediyoruz, neye etmiyoruz..?

Soma faciasının kırkı çıkmadan Bosna’ya geziyi eleştirdik ya, olay nerelere geldi.

Kime hizmet ettiğimiz bile sorgulanınca ikinci yazıyı yazmak şart oldu.

Halbuki bir gazeteci olarak, bir vatandaş olarak bizce yanlış olan bir konuyu dile getirdik.

Ama bir siyasetçi hastalığı olan “dinlemek yerine suçlamak” tavrı ile karşı karşıya kaldık.

**

Sen olsan gitmez miydin diyorlar.

Meclis üyesi tabi ki gezilere katılacak. Görevli olarak gidecek, masraflarını belediye karşılayacak.

Belki yanlış olduğunu düşündüğüm, Bosna gezisiyle ilgili ben de aynı kararı verecektim.

Yapılan eleştiri sonrası belki yanlışımdan dönecek, belki doğruluğunu savunacaktım.

Ama “Kime hizmet ediyorsun” sözünün ağzımdan çıkmayacağını kesin bir şekilde söyleyebilirim.

**

Kime, neye hizmet ediyor diye sormuşlar ya, söyleyelim;

Biz doğruya hizmet ediyoruz...

Halka hizmet ediyoruz...

Şahinbey’in Bosna gezisini eleştirirken, Şehreküstü Konakları projesinde de Şahinbey’e hakkını teslim ediyoruz.

Biz yanlış yapmıyor muyuz?

Ha şa...

Ama yapılan eleştirilerle geliştiğimize inanıyor, her eleştiriden bir ders çıkarıyoruz...

Eleştirene değil, eleştirinin içeriğine bakıyoruz...

**

Neye mi hizmet etmiyoruz?

Ön seçimde  alkol tartışmalarına konu olan bir başkana da hizmet etmiyoruz,

Seçimde başarısızlık için ellerini ovuşturup, “ille de ben” diye imza toplayanlara da...

Sahi Sayın Meclis üyeleri;

Sizin yukarıdaki konularda bir yorumunuza şahit olamadım.

Yoksa “biz sadece karşı tarafı eleştirmek için seçildik” mi diyorsunuz?

Temizliğin kendi kapınızın önünü süpürmekle başladığını hatırlatmama gerek var mı?