OKULLAR AÇILINCA NELER OLUYOR?

Okulların 14 Eylül 2026 tarihinde açılmasına sayılı günler kaldı.

Okullar açılınca; kimi velilerin sevineceği kadar üzülenleri de olacak.

Milyonlarca öğretmen adayının atamaları yapılarak memurluk hayatlarının kapıları açılacak, kimi köşe yazarlarına ise konu olacak; tıpkı bana olduğu gibi...

Öğrenciler; ders çalışacaklar, sınavlara girecekler, bilgisayardan ve oyunlardan uzak kalacakları için üzülecek, okula gitmek istemeyecekler.

Öğretmenler; öğrencilerine kavuşacağı için mutlu olacak ve ilk günkü gibi heyecanlanacaklar.

Kantinciler; simit, kola, çay, gofret, çikolata, kalem ve defter satarak para kazanacaklar.

Okula giden çocukların ilk günden itibaren odaları temiz kalacak, kardeşler arasında kavgalar yaşanmayacak.

Bir annenin; "Oğlum yapma, dur!", "Kızım sus be öf, ağlayıp zırlama!" diyerek yaramaz çocuklarına bağırmaktan dilinde tüy bitmeyecek. Anneler, çocuklarını nereye gitse beraberinde kuyruk gibi götürmeyecek, özgürce gezip tozacaklar. Komşular da "Oh be!" deyip oradan oraya koşuşturan yaramaz çocuklardan kurtularak rahat bir nefes alacaklar.

Asgari ücretle çalışan veliler ise kırtasiye masraflarını nasıl karşılayacağının kaygısını taşıyacak; çocuğunu okula tam donanımlı gönderememenin ezikliğini ve hüznünü yaşayacak.

Unutulmamalı ki; yarının geleceği olan çocukların, yaşamlarını idame ettirebilmeleri ve topluma faydalı bir nesil olabilmeleri için okuryazar olmaları şarttır.

Ve bunun gereğini de "Milli Eğitim Bakanlığı" düşünür...

Okullar, her yıl şubat ayında 15 gün yarıyıl tatiline girer ve yaklaşık 9 ay boyunca açık kalır.

NİHAT İLİKCİOĞLU