Son yıllarda hayatımızın birçok alanı dijitale taşındı. Alışveriş, eğitim, toplantılar… Peki ya terapi?
“Ekran üzerinden terapi olur mu?” sorusu hâlâ çok soruluyor. Açık söyleyelim: Evet, olur. Ama herkes için aynı şekilde uygun olmayabilir.
Online terapi, doğru kişi ve doğru koşullarda oldukça etkili bir destek sürecidir. Önemli olan, bunun kime iyi geleceğini doğru anlamak.
Önce şunu netleştirelim:
Online terapi, yüz yüze terapinin “daha zayıf” hali değildir. Doğru yapı kurulduğunda, güvenli bir alan oluştuğunda ve kişi sürece gerçekten dahil olduğunda, oldukça verimli ilerler.
Peki kimler için daha uygundur?
Evden çıkmakta zorlananlar
Kaygı yaşayan, kalabalık ortamlardan kaçınan ya da bulunduğu şehirde destek almakta zorlanan kişiler için online terapi ciddi bir kolaylık sağlar. Kişi, kendi güvenli alanından sürece katılır. Bu da ilk adımı kolaylaştırır.
Yoğun çalışanlar
Gün içinde vakit bulamayan, iş temposu yüksek olan kişiler için online terapi ulaşılabilir bir seçenektir. Trafik yok, zaman kaybı yok. Bu da sürece devamlılığı artırır.
Farklı şehir ya da ülkede yaşayanlar
Kendi dilinde, kendi kültürünü anlayan bir uzmanla çalışmak isteyenler için online terapi büyük bir avantajdır. Özellikle göç yaşamış bireylerde bu çok kıymetlidir.
Kendini ifade etmekte zorlananlar
Bazı kişiler yüz yüze konuşurken daha fazla gerilir. Ekran, onlara bir miktar mesafe sağlar ve bu mesafe bazen daha rahat açılmalarını kolaylaştırır.
Ama burada önemli bir nokta var:
Online terapi “her durum için” uygun değildir.
Acil kriz durumları, yoğun risk içeren tablolar, kişinin kendine ya da çevresine zarar verme ihtimali olan süreçler mutlaka daha yakın ve yüz yüze takip gerektirir. Bu durumlarda online terapi tek başına yeterli olmaz.
Bir diğer konu da ortam meselesi…
Online terapi “evden bağlanmak” demek ama bu her ortamda yapılabileceği anlamına gelmez. Kişinin kendine ait, bölünmeyecek, güvenli bir alanı olması gerekir. Kapı sürekli açılıp kapanıyorsa, ev kalabalıksa ya da kişi rahat konuşamıyorsa süreç sağlıklı ilerlemez.
Şunu da söylemek gerekir:
Online terapi bir “konuşma” değil, bir süreçtir.
Düzen, devamlılık ve emek ister.
Uzmanların da altını çizdiği gibi:
Terapinin etkisini belirleyen şey, ekran değil; kurulan ilişkidir. Güven, süreklilik ve kişinin sürece ne kadar dahil olduğu belirleyicidir.
Bugün birçok kişi “bekleyeyim, geçer” diyerek kendini erteliyor.
Oysa çoğu zaman geçmiyor, sadece erteleniyor.
Ve ertelendikçe daha karmaşık hale geliyor.
Eğer siz de;
- İçinden çıkamadığınız düşüncelerle baş etmeye çalışıyorsanız
- Kaygınız gün içinde sizi zorluyorsa
- İlişkilerinizde tekrar eden sorunlar yaşıyorsanız
- Ya da “kendimi daha iyi anlamak istiyorum” diyorsanız
online terapi sizin için uygun bir başlangıç olabilir.
Bazen bir odanın kapısından içeri girmek zor gelir.Ama bir ekranın karşısına geçmek, o ilk adımı kolaylaştırır.Önemli olan nereden başladığınız değil, başlayıp başlamadığınızdır.
Eğer siz de bu sürece başlamak istiyorsanız, size uygun olup olmadığını birlikte değerlendirebiliriz.
Kendiniz için atacağınız küçük bir adım, düşündüğünüzden daha büyük bir değişimin başlangıcı olabilir.