Hani padişahlık zamanına aklımız ermez. Ama geçmişi tarih kitaplarından ve kaynaklardan okuyup araştırınca, tabiki Osmanlı imparatorluğunda yaşananları çogumuz biliriz. O günkü yasalarda, kadının verdiği cezalar, Padişah tarafından onaylandıktan sonra cezaya dönüşürmüş. Padişah vurun kellesini dediği zaman ağzı geniş baltalar veya, geniş lamtılı palalar ile kellesi veya ayağı kolu verilen cezaya göre kesilirmiş. Burada görev yapanlara, asan kelle vuranlara Padişahın Cellatları denirmiş. Yani ülkeye hükmedenin emrindeki acımasız gözü dönmüş kişilerden seçilen insanlarmış. Tabi o zamanlar kılınç kalkan, gibi mızrak ve ok tan oluşan silahlar olduğu için belkide kelle vurma ve idam sehpaları gibi ,kürek mahkümları ve zindanlarda cürütme cezaları verilirmiş.
İşin entarasan tarafı ise, son günlerde Ankara Kızılayda ve İstanbul Taksim ile Gezi Parkı olayları sırasında göze çarpanlar. Halkın üzerine araba sürenler, ellerinde çivili değneklerle halka saldıranlar... Son olarak ellerinde zırh adı verilen palalarla halka saldıranları görünce akla padişahın cellatları geliverdi.
Erdoğan’ın böyle bir emir vereceğine inanmıyorum. Çünkü ülkeyi yöneten bir insanın bu kadar acımasız olması düşünülemez. Ancak bir demeci vardı % 50’leri evlerde zor tutuyorum diye. Belki birileri bundan cesaret alıp evlerde hazır bulundurdukları palaları alıp sokağa fırlamış olabilirler. Ülkede aşırı derecede silahlanma var bunun kaynakları emniyette mevcut olduğu kadarıyla bir de ruhsatsız olarak bulundurulan pompalı silahlar ve kesici alatler. Yani yarın ülkede halk arasında, çatışmaların yaşanacağını görür gibiyiz. Bakın bunlar çok düşündürücü ve ülkenin içinde bulunduğu durumu gözler önüne seriyor.Onun için İktidardaki insanların durup düşünmesi gerekirÜlkenin geleceği tehlikeye gidiyor diyerek baştakileri uyarmaları gerekiyor. Yarın bu halkı birbirine düşürenler karlı çıkmaz, hem ülke hem de insanlık kaybeder.