Pahalılığa çözüm bulunacak mı?

Türkiye’de pandemi ve döviz krizi ile başlayan hayat pahalılığı, giderek artıyor.

Her gün daha da yükselen, pahalılık karşısında alım gücü düşen, yoksulluk ve açılığa mahkum olan vatandaş ise, isyanda...

Hemen her gün A’dan Z’ye değişen fiyatlarla şoktan şoka giren vatandaşın hali ise tam anlamıyla perişan…

Vatandaşın temel besin maddelerinden olan salatalığın dahi kilosunun 35 lira olması, peynir-ekmek-salatalık-domates ile yapılan ekonomik durum hesaplarını da alt üst etti.

Tarım ülkesi olan ülkemizde, tarım ürünlerinin fiyatlarının dışa bağlı olarak artması tabi ki büyük bir tezat.

Tabii vatandaşın hayatındaki tek pahalılık tarımsal ürünlerle sınırlı değil!

Geçtiğimiz yıl sonu itibariyle başlayan ve 8 Şubat tarihi itibariyle nihayet 15 lirayı aşan akaryakıt fiyatları, elektrik, doğalgaz faturaları, kira bedelleri de hayatı olumsuz etkiliyor.

Özellikle elektrikte vatandaşın faydasına olması için hayata geçirilen kademeli sistem de çözüm olmadı.

Üç kademeli olarak sunulan, ilk olarak 150 daha sonra ise 210 KWH’ye yükseltilen kademeli sistemde, vatandaşın, esnafın ve iş dünyasının isyanı devam ediyor.

Yeni düzenlemenin beklendiği kademeli sistem, vatandaşın faydasına değil zararına oldu.

Katlanan faturalar altında ezilen, her gün artan pahalılık ile daha da yoksullaşan vatandaş, Hükümetin acilen önlem alması konusunda hemfikir.

Aksi halde böyle giderse, vatandaşın alım gücü kalmayacak.

**