Nerede ise her ile her ilçeye bir üniversite açtık; açmaya çalışıyoruz. Açtık ama öğrencilerin hiçbir zorlukla karşılaşmadan eğitim-öğretim görmesini sağlayamadık.
Öğretim üyelerimiz yeterli mi?
Öğrencilerin rahatlıkla eğitimlerini görecek yardımları yapabiliyor muyuz?
Öğrencilerin barınma ihtiyaçlarına cevap verebildik mi?
Bütün bu konulara maalesef müspet cevap veremiyoruz.
Hatta eğitimimizi sağlam temele oturtamadık bile…
***
Televizyon kanallarında büyükşehirlerdeki üniversitelerden birini kazanan öğrencilerin parklarda gecelediklerini görüyoruz. Öğrenci ev tutamıyor, kiralar çok yüksek. Yurda başvuruyor bilmem kaçıncı bin yedekte. Eğitim-öğretim başlamış; bir türlü başını sokacak bir yer bulup kendini derslere veremiyor. Üstelik bu öğrenciler, suç işlemiş gözü ile bakılıp gözaltına alınabiliyor.
Üniversiteler açmakla öğrencileri yetiştiremezsiniz. Onların rahatça eğitim-öğretim görmelerini sağlamak zorundasınız.
***
Eskiden öğrenciler barınabilecek yolu bulurlardı. Ya yurda girer ya da kiralar müsait olduğundan bir iki öğrenci bir araya gelir ev tutarlardı.
Yurda girme konusunda değişen bir şey olmamış. Küçük oğlum Bursa Uludağ Üniversitesini kazandığında yurda öğretmen çocuğu olarak başvurmuştuk. Yedek bile çıkmadı. Ama Gaziantep’te bir kuyumcunun oğlu birinci sırada yurda girebilmişti. Biz de bir arkadaşıyla birlikte bir ev tutmuştuk.
***
Gençlerin, üniversite önlerinde birikmemesi ve eğitimi-öğretimi bittikten sonra kolayca iş bulup geçimini sağlayabilmesi için meslek okullarının orta bölümü muhakkak açılmalıdır.
Çocuk ilkokulu bitirdikten sonra okuma durumuna göre değerlendirilmeli, gerekirse üniversiteye veya meslek okullarına yönlendirilmelidir.
Gelişmiş ülkelerde meslek okullarına çok önem verilmektedir. Kalkınmaları da bunun sonucudur.
Çocuk meslek okullarının orta ve lise kısmını bitirince mesleği tam olarak elde ettiğinden iş bulabiliyor ve ara eleman ihtiyacını giderebiliyorlar.
***
Rahmi Turan’ın “Baba’dan Fıkralar” adlı kitabından sizlere bir parça aktarayım sayın okuyucularım:
Erdal İnönü’nün hazırcevap olduğu malum.
Erdal İnönü ile Turgut Bey, bir davette karşılaşmış. Turgut Bey takılmış:
-Erdal Bey… Sizi gören memleket açlıktan kırılıyor sanacak…
İnönü hemen cevabı yapıştırmış:
-Sizi görünce de bu açlığın sebebini anlayacak…
Orhan YALKIN